YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16117
KARAR NO : 2010/16506
KARAR TARİHİ : 22.12.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki beyanlar hanesindeki muhdesat ve zilyetlik şerhinin gösterilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 25/06/2010 tarihli dava dilekçesiyle … İlçesi … Köyünde 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasına eklenen Ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, Hazine adına tespit edilen … Köyü 103 ada 24, 107 ada 3 ve 110 ada 23 parsel numaralı, sırasıyla 8058,39 m2, 5653,53 m2 ve 1049,46 m2 yüzölçümlü taşınmazlar üzerinde kendisine ait fındık ağaçları bulunmasına ve taşınmazın kendi kullanımında olmasına rağmen, kullanım durumu ve muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmediği iddiasıyla tutanağın beyanlar hanesinde kullanım durumu ve muhdesat şerhinin gösterilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Davanın kısmen kabulüne, … İlçesi … Köyü, 103 Ada 24 ve 107 Ada 3 Nolu Parselin Kadastro Tespit tutanağının iptali ile aynı ada ve parsel numaraları altında tarla vasfında beyanlar hanesine “Bu parsel üzerindeki fındık ağaçları … … evlatları …, …, …, …, … ve … …’ın müşterek olarak kullanımında olup halen kendilerine aittir” şeklinde şerh düşülmesine; dava konusu … Köyü 110 ada 23 nolu parsel yönünden davanın reddine, Dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağının beyanlar hanesinde muhdesat ve zilyetlik şerhinin gösterilmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının hangi tarihlerde yapıldığı ve kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılamamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece muhdesat ve zilyetlik şerhinin kurulmasına yönelik istemin kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; kadastro tespitine itiraz davalarında tesbit tutanağı iptal edilmeyip tesbitin yanlış olduğunun belirlenmesi halinde sadece tutanağın … yada beyanlar hanesinin iptal edilmesi gerekirken, hüküm yerinde kadastro tesbit tutanağının iptal edilmesi doğru değilse de değinilen husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1.fıkrası hükümden tamamen çıkarılarak, bunun yerine, “… İlçesi, … Köyü, 103 Ada 24 ve 107 Ada 3 sayılı Parselin Kadastro Tespit tutanağının beyanlar hanesine, mevcut 2/B madde şerhi korunarak (Bu parsel üzerindeki fındık ağaçları miras payları oranında … … evlatları …, …, …, … … ve … …’a ait olup, bu parsel adı geçenler tarafından kullanılmaktadır.) şeklinde şerh verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 22/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.