YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16385
KARAR NO : 2011/2143
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman sınırlandırmasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve katılan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5403 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırılması yapıldığını ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, ancak 101 ada 1 parsel içinde bulunan ve ekli 12 adet krokide taralı olarak gösterilen taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığını, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, orman sınırlandırılmasının iptali ile taşınmazın orman sınırları içine alınmasını ve 101 ada 1 parsele eklenerek orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Kadastro sırasında çekişmeli 129 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar nitelik, yüzölçümü ve malik haneleri boş bırakılarak ve 2007/6 esas sayılı dava dosyası ile itirazlı oldukları bildirilerek sınırlandırılmış ve zilyetleri tespit edilmiştir. Hazine, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuş ve taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 129 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle işaretli bölümleri ile 129 ada 1, 2, 4 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tamamının tespitteki niteliğiyle kararda gösterildiği şekilde zilyetleri adına; 129 ada 6 parselin tamamı ile 129 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işareti bölümlerinin 101 ada 1 sayılı parsele eklenerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi ve katılan Hazine tarafından 129 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfiyle işaretli bölümleri ile 129 ada 1, 2, 4 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman sınırlandırmasına itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5403 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
1) Orman Yönetimi temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların temyize konu bölülerinin orman sayılan yerlerden olmaığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Katılan Hazinenin temyiz itirazları yönünden
Mahkemece 129 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların (B) harfiyle işaretli bölümleri ile 129 ada 1, 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Söyle ki; dava Orman Yönetimi tarafından orman iddiasıyla açılmış ise de yargılama sırasında Hazine davaya katıldığına göre davacılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşulların araştırılması zorunludur.
Mahkemece böyle bir araştırma yapılmamıştır.
Bu nedenle 129 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların (B) harfiyle işaretli bölümleri ile 129 ada 1, 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yeniden yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; çekişmeli taşınmazların sınırında dere bulunduğundan, jeoloji mühendisi bilirkişiden dere yatağı olup olmadığı ve dereden kazanılıp kazanılmadığı konusunda rapor alınmalı; zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Çekişmeli 129 ada 9 sayılı parsel yönünden ise ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Raporu hükme dayanak alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın 20 yıldır kullanılmadığı bildirilmiştir. Zilyetliğin iktisap sağlayabilmesi için aralıksız sürmesi gerekir. Uzun süreli kullanmama terk anlamı taşır. Taşınmazın yaklaşık 20 yıl gibi uzun bir süre kullanılmamış olması karşında zilyetliğin iradi olarak terk edildiğinin kabulü zorunludur. Bu nedenle, 129 ada 9 sayılı parsele yönelik katılan Hazinenin davasının kabulü gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 129 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların (B) harfiyle işaretli bölümleri ile 129 ada 1, 2, 4 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak BOZULMASINA 03/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.