Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16387 E. 2011/2149 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16387
KARAR NO : 2011/2149
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … VE ARK.
KATILAN DAVALI : HAZİNE

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve katılan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince orman sınırlandırılması yapıldığını ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman olarak sınırlandırıldığını, ancak 101 ada 1 parsel içinde bulunan ve ekli 12 adet krokide taralı olarak gösterilen taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığını, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, orman sınırlandırılmasının iptali ile taşınmazın orman sınırları içine alınmasını ve 101 ada 1 parsele eklenerek orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Kadastro sırasında çekişmeli 102 ada 6, 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazlar nitelik, yüzölçümü ve malik haneleri boş bırakılarak ve 2007/6 esas sayılı dava dosyası ile itirazlı oldukları bildirilerek sınırlandırılmış ve zilyetleri tespit edilmiştir. Hazine, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile davaya müdahil olmuş ve taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 102 ada 6 parselin tamamının, 102 ada 30, 31 ve 32 parsellerin bilirkişisi rapor ve krokisinde (B) harfiyle işaretli bölümlerinin tespitteki niteliğiyle kararda gösterildiği şekilde zilyetleri adına; 102 ada 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların (A) harfiyle işaretli bölümlerinin 101 ada 1 sayılı parsele eklenerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi, katılan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman sınırlandırmasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; Raporu hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli 30, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazların 1950 tarihli hava fotoğrafında (A) harfiyle işaretli bölümlerinin orman sayılan, (B) harfiyle işaretli bölümlerinin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de rapora ekli renkli hava fotoğrafında B ile gösterilen bölümlerinde kısmen koyu renkli alan içerisinde kaldığı gözükmektedir. Orman bilirkişi raporunda aynı durumda bulunan (B) bölümlerinin hangi nedenle orman sayılmayan yerlerden olduğu raporunda belirtilmemiştir bu nedenle orman bilirkişisi raporu yetersizdir. 102 ada 6 sayılı parsel yönünden ise dava orman yönetimi tarafından orman iddiasıyla açılmış ve yargılama sırasında hazine davaya katıldığına göre davalılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşulların araştırılması zorunludur.
Orman bilirkişisinin yetersiz raporuna ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
O halde; öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin tespit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafıyla varsa amenajman planı önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi, çekişmeli taşınmazın hangi bölümünde hangi ağaçların bulunduğu bu bölümlerin eğiminin ne olduğu detaylı olarak incelenerek krokisinde tek tek işaretlettirilmeli; Keşif sırasında hakim gözetiminde, taşınmazın bir birinden farklılık gösteren bölümlerinin ayrı ayrı dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; Keşif sırasında hakim gözetiminde, taşınmazın bir birinden farklılık gösteren bölümlerinin ayrı ayrı dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dava dosyası içine konulmalı, çekişmeli taşınmazın komşusu olan parsellere uygulanan kayıtların bu yönü ne olarak nitelendirdiği belirlenmeli,
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; mahalli bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve katılan Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 03/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.