Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16546 E. 2011/2415 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16546
KARAR NO : 2011/2415
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı İski Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Orman Yönetimi, … Köyü 2515, 2517 ve 2518 sayılı parsellerin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldıkları, tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Çekişmeli taşınmazlar, 1972 yılında yapılan kamulaştırma işlemi sonucu önce Sular İdaresi Genel Müdürlüğü, sonra ise İski Genel Müdürlüğü adına tapuya tescil edilmişlerdir. 2515, 2517 ve 2518 sayılı parseller sırasıyla 327 m2 – 1.071 m2 ve 1.890 m2 yüzölçümlü olarak isale hattı niteliği ile İski Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıtlıdır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2517 ve 2518 parsellerin tamamen 2515 parselin ise bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda yeşil renk ile … olarak işaretlenen 297 m2 yüzölçümlü kesiminin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı İski Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan tapu kaydının iptali tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 15.6.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu 2517 ve 2518 parsellerin tamamen 2515 parselin ise bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda yeşil renk ile … olarak işaretlenen 297 m2 yüzölçümlü kesiminin 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldıkları, 2515 parselin kırmızı renk ile işaretlenen 30m2 yüzölçümlü bölümünün tahdit dışında kaldığı, 2517 ve 2518 parsellerin tamamen 2515 parselin ise bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda yeşil renk ile … olarak işaretlenen 297 m2 yüzölçümlü kesiminin daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman oldukları halde, 1972 yılında bu durum gözönünde bulundurmadan, kamulaştırılarak yolsuz olarak Sular İdaresi Genel Müdürlüğü adına sicil oluşturulmuşsa da, tapu kayıtlarının yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kayıtlarının, davalı kuruma hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, gözetilerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak orman yönetimi, davalının el atmasının önlenmesini de istediği ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde mahkemece maddi yanılgı ile davalının el atmasının önlenmesine karar verilmemesi doğru değil ise bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple, hükmün 2. bendinin 4. cümlesinin sonuna “davalı İski Genel Müdürlüğünün 2517 ve 2518 parsellerin tamamına 2515 parselin ise bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda yeşil renk ile … olarak işaretlenen 297m2 yüzölçümlü kesimine yönelik el atmasının önlenmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 09.03.2011 günü oybirliği ile karar verildi.