Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16565 E. 2011/2362 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16565
KARAR NO : 2011/2362
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/05/2006 gün ve 2006/3111-5934 sayılı bozma kararında özetle: “Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/15 Esas sayılı değişik iş sayılı dosyasında, orman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda 317.52 m2’lik alanda davalının kargir bina inşaatı yapmış olduğu ve halen inşaatın devam ettiği açıklanmış ise de, taşınmazın yeri orjinalinden renkli olmayan (fotokopi olan) memleket haritası ve orman amenajman haritasında işaretlenmiştir. Rapor, bu haliyle taşınmazın hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir. Bu nedenle; mahkemece, davalı hakkında 6831 Sayılı Yasanın 93/2. maddesine muhalefet etmek suçundan açılan halen derdest olan ve sulh ceza mahkemesinin 2002/64 Esasına kayıtlı dava dosyası ile Kadastro Müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu … Köyünde arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı sorularak arazi kadastrosu yapılmışsa çekişmeli yer ile çevresini birlikte gösterir pafta örneği orijinalinden renkli memleket haritası da getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; uzman bilirkişiler eliyle değinilen belgeler dava konusu yere uygulattırılıp, kesinleşmiş tahdit bulunmuyorsa orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ilgili sulh ceza dosyası uygulanarak dava konusu yere uyup uymadığı belirlenmeli, davalının Orman Yasasına muhalefetten mahkum olduğu takdirde, mahkumiyet kararının B.Y.’nın 53. maddesi gereğince davalıyı bağlayacağı düşünülmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve fen bilirkişisinin 06/07/2010 havale tarihli raporunda belirlenen 782.13 m2’lik yüz ölçümündeki orman alanına davalının müdahalesinin önlenmesine, Durağan Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/18 Esas 2009/68 Karar Sayılı kesinleşmiş kararı ile davaya konu alan üzerindeki yapı hakkında müsadere kararı verildiğinden kal talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, elatmanın önlenmesi ve binanın yıkım istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden sonra 6831 Sayılı Yasaya göre 30/11/2006 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Yargılama sürerken mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu …’de orman kadastro çalışmaları yapılarak, tutanakların 30/11/2006 tarihinde askıya çıkarıldığı, 6831 Sayılı Orman Kadastrosunun 11/1 maddesi uyarınca açılan davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü gerekçesi ile dosyanın yetkili ve görevli Durağan Kadastro Mahkemesine resen gönderilmesine karar verilmiş, Durağan kadastro mahkemesince dava konusu olan 782,13 m2’lik yerin Orman tahdit sınırları içerisine alınmasına karar verilmiş ve anılan karar Dairemizin 14/10/2009 gün ve 2009/11082-14725 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve Durağan Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/18 Esas sayılı dava dosyasında davaya konu yer olan 317,52 m2’lik yerin orman içinde bulunduğu ve bu yerin davalı tarafından işgal edilip faydalandığı gerekçesiyle davalı hakkında 6831 Sayılı Yasanın 93/1 maddeleri gereğince hükümlülük kararı verildiği anlaşıldığına göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak Mahkemece her ne kadar keşifte belirlenen değer üzerinden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmişse de, davanın 410,00.-TL değer gösterilerek açıldığı, keşifte belirlenen değer üzerinden eksik harç tamamlattırılmadığına göre, vekalet ücreti takdirinde dava dilekçesindeki değerin esas alınması gerektiği gözardı edilerek keşifte belirlenen değere göre vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 4. bendinde davacı lehine takdir edilen “1811,06.-TL” ifadesi hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “1000,00.-TL” ifadesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.