Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16604 E. 2011/2364 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16604
KARAR NO : 2011/2364
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17/06/2010 gün ve 2010/5649-8612 sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu taşınmazların tutanağın edinme sütununda isimleri yazılı davalı kişiler tarafından zilyet olarak kullanıldığı, bu nedenle Hazine ve Köy Tüzelkişiliğine husumet yöneltilemeyeceği ve çekişmeli 125 ada 2 ve 126 ada 1 nolu parsellerin (c) ile gösterilen bölümlerinin dava konusu edilmediği gerekçeleriyle Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine ve sadece 125 ada 2 ve 126 ada 1 nolu parsellerin (a) ve (b) ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm kurulmuşsa da; mahkemece, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel yada tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilemeyeceği, ancak yapılacak uygulama ve inceleme sonucunda dava konusu yerin orman olduğu belirlenirse, bu durumda yasal hasım olan Hazine, … ve Orman Bakanlığı ve Köy Tüzel Kişiliğine yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilemeyeceği düşünülerek, dava dilekçesinde niteliği bildirilen taşınmazların tespit tutanağının, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle düzenlenip gönderildiği ve kamu düzeni nedeniyle, kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğundan, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan bölümleri üzerinde kim ya da kimlerin ne zamandan beri zilyet ettiği, onlar yararına kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek bu bölümün kim ya da kimler adına kaç pay oranıyla adına tescil edileceğinin kararda gösterilmesi gerektiği) gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın: dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen … ve … Köyü Tüzel Kişiliği bakımından; davacının davalı … ve Davalı Köy Tüzel kişiliği aleyhine açtığı davanın reddine; davada davalı … aleyhine açılan davada ise; davacının diğer davalı … aleyhine açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddine ve Manisa ili, Salihli ilçesi, … köyü, Bağdere mevkiinde bulunan 125 ada 2 sayılı parselin 11.08.2009 havale tarihli harita mühendisi bilirkişisinin rapor ve krokisinde (a) harfi ile gösterilen 1545.06 m2’lik kısmının, aynı mevkide ve aynı raporda gösterilen 126 ada 1 sayılı parselin (a) harfi ile gösterilen 282.10 m2’lik kısmına ait Kadastro Tespit Tutanaklarının iptali ile belirtilen parsellerin bu kısımlarının orman vasfıyla … adına Tapuya Kayıt ve tesciline, aynı raporda gösterilen 125 ada 2 sayılı parselin (b) harfi ile gösterilen 886.48 m2’lik kısmının, yine aynı raporda gösterilen 126 ada 1 sayılı parselin (b) harfi ile gösterilen 733.68 m2’lik kısmının tespit gibi … adına tarla vasfı ile tespiti ile (b) harfi ile gösterilen bu kısımların davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı raporda gösterilen 125 ada 2 sayılı parselin (c) harfi ile gösterilen 1111.30 m2’lik kısmı ile yine aynı raporda gösterilen 126 ada 1 sayılı parselin (c) harfi ile gösterilen 6522.96 m2’lik taşınmazın bu kısımlarının da tespit gibi davalı … adına tarla vasfıyla tespiti ile bu şekilde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların (C) bölümlerine ilişkin olarak bozma kararına uyulmuş ise de, bozma kararı doğrultusunda işlem ve uygulama yapılmamıştır. Şöyle ki; davacı … Yönetimi, 02/08/2007 günlü dilekçesinde … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmi ilana çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli memleket haritasında 9 ile gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanın orman sınırları içine alınması ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve köy tüzelkişiliğine husumet yönelterek dava açmış, davaya konu olan yerler hakkında 125 ada 2 ve 126 ada 1 parsel numarası verilerek malik haneleri açık bırakılıp kadastro tespit tutanakları düzenlenerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine aktarılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27 ve 30/2 maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Orman Yönetiminin 30 günlük kısmi ilan süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiğine göre, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazların C bölümlerinin dava konusu olmadığından bahisle herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan davalı gerçek kişi adına tescile karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca Somut olayda 126 ada 1 parselin C bölümü eski tarihli memleket haritasında kısmen yeşil alanda kaldığı görülmektedir.
O halde, mahkemece öncelikle, 126 ada 1 parselin C bölümü eski tarihli memleket haritasında kısmen yeşil alanda kaldığından, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ve çekişmeli taşınmazlara uygulanan Ocak 1971 tarih 3 sıra numaralı dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm geldi ve gittileri ile krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile çekişmeli taşınmaza bitişik yada yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte ilgili yerlerden getirtildikten sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve tespit bilirkişileri ile önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazların C bölümleri ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların C bölümlerinin öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların (C) bölümlerinin konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların (C) bölümlerinin konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle ayrı ayrı yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kaydının haritaya dayanması halinde kapsamlarının haritasına göre belirleneceği düşünülmeli, tapu kaydının dayanağı harita yoksa tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, öte yandan, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmaz varsa özellikle gözönünde tutulmalı, tapu kaydının varsa haritasına göre kapsamı belirlenirken geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile tapu kaydın dayanağı haritanın ölçekleri eşitlenerek yerel bilirkişi, uzman bilirkişi kurulu eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden varsa değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek kişi taşınmazlarından yararlanılmalı, tapu kaydının haritası yoksa tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamada tapu kaydında tarif edilen sınırların değişebilir sınırlı olması halinde anılan kaydın kapsamının yüzölçümlerine göre belirleneceği düşünülmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava ve temyize konu taşınmazların (C) bölümlerinin dayanılan tapu kaydının yüzölçümleriyle kapsamında kalan kesim ya da kesimleri duraksamasız saptanmalı, dava konusu taşınmazların tümü ya da bir bölümü dayanılan tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde tapu kaydının kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, tapu kaydı miktar fazlası yönünden zilyetliğe ilişkin deliller değerlendirilirken gözönüne alınarak zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişi kurulundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye İmkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli, yargı denetimine açık rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13, 20, 14, 18 ve 14/son maddesi hükmünde sözü edilen kısıtlamalar eşliğinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Ayrıca dosya arasında 104 ada 1 sayılı orman parselinin tutanak aslı davalı olarak bulunduğundan, bu parsel yönünden tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimine iadesine 09/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.