Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16645 E. 2011/2396 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16645
KARAR NO : 2011/2396
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, Uşak merkez … Köyü … mevkiinde kain 110 ada 57 parsel sayılı 14563,92 m2 yüzölçümünde tarla vasıflı taşınmazın 2400,00 m2 kısmının orman tahdidi içinde iken 6831 sayılı yasa uyarınca 175 nolu orman kadastro komisyonu kararı ile bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle 6831 sayılı yasanın 2/B maddesinin uygulanması sonucu orman sınırı dışına çıkarıldığını belirterek 110 ada 57 parselin davalılar adına olan tapu kaydının 2400,00 m2’lik bölümünün iptali ile 2/B niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davalılardan … ve …’ın dava tarihinden önce ölü oldukları ve ölü kişiler aleyhine dava açılmayacağı gerekçesiyle H.Y.U.Y’nın 38. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2006 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaz 1993 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise, davalılar adına özel mülk olarak tesbit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece, ölü kişiler aleyhine dava açılamayacağından bahisle davanın tümden reddine karar verilmiş ve dosya içeriğine göre; davalılardan … ve …’ın dava tarihinden önce öldükleri anlaşılmış ve 04/05/978 tarih ve 4/5 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca davadan önce öldükleri saptanan kişiler hakkındaki davanın reddedilmiş olması kural olarak doğru ise de, adı geçenler yanında davada 6 kişi daha davalı sıfatıyla yer almış, dava dilekçesinde de kendilerine husumet tevcih edilmek suretiyle davalı olarak gösterilmişlerdir.
Hemen belirtmek gerekir ki, böylesi bir durumda tapu iptali istenilen taşınmazın mülkiyet durumunun belirlenmesinin önem ve özellik taşıyacağı kuşkusuzdur. Bir başka ifade ile çekişmeli taşınmaz el birliği mülkiyetine tabi ise ve davadan önce ölü olduğu saptanan paydaşlar dışında başkaca paydaş varsa, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunacağından davadan önce ölü olduğu belirlenen kişiler hakkındaki dava reddedilemeyecek, bunların mirasçıları tayin ve tespit edilerek davada yer almaları sağlanmak suretiyle davada temsilleri gerekecektir.Ancak taşınmaz paylı mülkiyet üzere ise, Medeni Kanunun 688.ve takip eden maddeleri gereğince ve taşınmazın niteliğine göre sicile geçmesi gerekli taşınmazlardan olduğunun belirlenmesi halinde davadan önce ölü olduğu saptanan davalı paydaş veya paydaşlar hakkındaki dava değinilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ilke olarak reddedilecek, diğer paydaşlar yönünden davaya devam edilecektir.
Somut olayda dosya arasında bulunan çekişmeli taşınmaza ait kadastro tespit tutanağı ve tapu kaydından çekişmeli taşınmazın davalılar arasında el birliği mülkiyetine tabi olduğu anlaşılmaktadır. O halde, davadan önce ölü olduğu saptanan … ve … dışında başka paydaş bulunduğuna göre aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunacağından, dava reddedilemeyerek … ve …’ın mirasçıları tayin ve tespit edilerek davada yer almaları sağlanmak suretiyle davada temsilleri gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.