YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16694
KARAR NO : 2011/2088
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 105 ada 48, 49 ve 50 parsel sayılı sırasıyla 10089,39 m², 8509,73 m² ve 8363,35 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetimi ise dava konusu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece; davacı Hazinenin davasının reddine, katılan … Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu taşınmazların tespitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmaya göre çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi, ayrıca mahkemece “tespitin iptaline” karar verilmesi gerekirken “kadastro tespit tutanağının iptaline” karar verilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5. ve 7. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “tespit tutanağının” kelimeleri kaldırılarak bunun yerine “tespitinin” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 03.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.