YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16696
KARAR NO : 2011/2087
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 107 ada 107 parsel sayılı 14123,48 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi dava konusu parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tespitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın % 10-20 eğimli, sınırlarında çam ve maki türü ağaçlar olan, dört tarafı kızılçamla kaplı orman alanı ile çevrili orman bütünlüğünü bozan ve 2/B madde niteliği taşımayan orman sayılan yerlerden olduğu saptanarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca mahkemece “tespitin iptaline” karar verilmesi gerekirken “kadastro tespit tutanağının iptaline” karar verilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 4. ve 5. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile 3402 sayılı yasanın 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması, yine hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “tespit tutanağının” kelimeleri kaldırılarak bunun yerine “tespitinin” kelimesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 03.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.