YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1670
KARAR NO : 2010/4459
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2006 gün ve 2006/11061-13567 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, davacıların dayandıkları tapu kaydının taşınmaza uymadığı, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda taşınmazın durumu memleket haritasında incelemekle birlikte memleket haritası ile kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle taşınmazın konumu gösterilmemiş, sadece memleket haritası üzerinde yeri elle işaretlenmiştir. Bu durumda; bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Ayrıca, yerel bilirkişinin davacıların dayandıkları Nisan 1966 tarih 5 sıra nolu tapu kaydının taşınmaza uymadığı, taşınmazın davacıların zilyetliğinde olduğu yolundaki sözleri de soyut içeriklidir. Kaydın kuzeyindeki “yol” sınırı her yerde raslanabilen doğal sınırlardan olduğundan kaydın uygunluğu doğu ve batıda okunan şahıs taşınmazlarının yerlerinin arazi üzerinde belirlenerek düzenlenecek krokiye işaret ettirilmesi ve kuzey sınırdaki komşu parsellere ait tutanak örnekleri ile varsa tespitlerine esas alınan kayıtların getirtilip taşınmaz yönünü ne şekilde sınır gösterdiklerinin denetlenmesi ile mümkün olacaktır.
Diğer taraftan; taşınmaz kadastro sırasında etrafı çalılık ve ormanla çevrili ormandan açma tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, böylelikle kadastro tespit tutanağının içeriği ile keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasında çelişki olduğu halde, 3402 Sayılı Yasanın 30/1. maddesi gereğince tespit bilirkişileri de resen tanık sıfatıyla keşifte dinlenerek çelişki giderilmemiş, davalı 53 sayılı parseli … taşınmazlarla birlikte gösteren kadastro paftası ve dayanılan tapu kaydı ilk oluşumundan (Haziran 340 tarih 54 nolu) itibaren de getirtilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde; mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, davalı taşınmazı çevresiyle birlikte gösteren kadastro paftasının örneği, komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten
kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmazın yukarıda açıklanan şekilde yapılacak araştırma neticesinde orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla tüm tespit bilirkişileri eşliğinde dayanılan tapu kaydı (Nisan 1966/5 nolu) gereği gibi yerine uygulanmalı; bilirkişiden kayıtta geçen kişi yerlerinin neresi olduğu sorulup, arazi üzerinde gösterilmeleri istenmeli; düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli; bilirkişice bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı ve taşınmazın kayıt kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak saptanmalı; bilirkişi tanık ve tespit bilirkişileri sözleri arasında aykırılık olduğunda giderilmeli; komşu parsellere ait varsa tespitlerine esas alınan kayıtlar getirtilerek bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; kaydın uyduğu belirlendiğinde, dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince kuzeydeki yol sınırı esas alınarak yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; dayanılan tapu kaydı taşınmaza uymadığı takdirde ilk zilyedin kim olduğu, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi, sürdürülüş biçimi maddi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorularak davacılar yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı saptanmalı; tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Kaygana Mahallesi 105 ada 53 parselin tapu kaydının iptali ile 22899 m2’ye indirilerek davacılar adına 1/4 hisse oranında tapuya kayıt ve tesciline, 53 parselden ayrılan … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2550 m2’lik kısmının aynı adanın son parsel numarası ile aynı vasıfta Hazine adına tapuya tesciline, bir kısma ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.