Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16757 E. 2011/3408 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16757
KARAR NO : 2011/3408
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesi … Köyü 117 ada 42 parsel sayılı taşınmaz, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde …’un kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, 31.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın … … mirasçılarının kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile davacı gerçek kişilerin kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmişlerdir. Yargılama sırasında Hazineye yönelik olarak husumet yaygınlaştırılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde zilyet olarak … …’un yanında …, …, …, …, …, …, …, …’nın adının da zilyet olarak tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 02/04/1997 tarihinde askı ilanı yapılarak 03/10/1997 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişmeli taşınmaz yönünden sicil oluşturulacak şekilde karar verilmemesi ve davalı olmadığı anlaşılan ancak tutanak aslı dosya arasında bulunan 117 ada 23 parsel hakkında bir karar verilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1. bendinin 5. satırında yer alan “zilyet olarak tesciline” cümlesinden sonra gelmek üzere “ve 117 ada 42 sayılı parselin Hazine adına kayıt ve tesciline” cümlesinin eklenmesine, yine beşinci bend olarak “5-Davalı olmadığı anlaşılan 117 ada 23 parselin tutanağının olağan yollardan kesinleştirilmek üzere, tutanakların devredilmiş olması halinde Tapu Sicil Müdürlüğü’ne, aksi takdirde Kadastro Müdürlüğü’ne Gönderilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.