Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16761 E. 2011/3395 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16761
KARAR NO : 2011/3395
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… İlçesi, … Köyü 131 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde …’ın kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, 09.03.2010 havale tarihli dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın kendi kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile kendi kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptali ile … adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 02/04/1997 tarihinde askı ilanı yapılarak 03/10/1997 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
Kural olarak; taşınmaz mülkiyetinin aktarılmasına ilişkin kadastro tespitine itiraz veya 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik açılan davalarda, tespit malikleri ile, tutanağın beyanlar hanesinde isimleri yazılı kişi ya da kişilere husumet yöneltilerek davanın açılması zorunludur. Somut olayda; 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tarla niteliği ile tespiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yönelik dava açılmış ve husumet doğru olarak yöneltilmiştir. Ne var ki; davalı …’a dava dilekçesi usulünce tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmamıştır. Taraf teşkili davanın görülebilme şartı olup yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınmalıdır.
Bu nedenle; mahkemece, tutanakta yararına kullanım şerhi verilen …’a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliği sureti ile taraf oluşturulduktan sonra, tarafların ileri sürecekleri delillerinin toplanması ve bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; Kadastro Hakiminin doğru ve infaza elverişli sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu halde çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturulmaması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.