YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16836
KARAR NO : 2011/3142
KARAR TARİHİ : 23.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.10.2004 gün 5359-11170 sayılı bozma kararında özetle: “… Mahallesi 3306 ada 8 sayılı parsel hakkında Hazinenin davasının reddine karar verilmişse de, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/a ve b bentlerine göre orman sınırları dışına çıkarılacak yerin tapu sahibine intikalinden söz edebilmek için, taşınmazın dayanılan tapu kapsamında kaldığının kesin olarak belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece böyle bir araştırmanın yapılmadığı” açıklanmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1965 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1977 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması, 1986 yılında 2896, 1992 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu 1983 yılında yapılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığı, daha sonra 1977 yılında 1744 sayılı yasayla değişik 2. madde uygulama çalışmasında 2. madde parseli olarak orman sınırları dışına çıkarıldığı ,taşınmazın tesbitine esas alınan Mayıs 1944 tarih 200 numaralı tapu kaydının taşınmaza uyduğu, bu nedenle tapu sahibi adına orman sınırı dışına çıkarılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak yapılan keşif ve uygulamada , çekişmeli 3306 ada 8 (yenilemeden sonra 4171 ada 11) parselle birlikte dava dışı 9 parsele de revizyon gören 913 m2 yüzölçümlü dutluk niteliğindeki tapu kaydının doğusunda yazan … ve batısında yazan metruke (halen orman) sınırının taşınmaza uyduğu bildirilmiş, kuzeydeki … ve güneydeki …’in kim olduğu bilinememiştir. Ayrıca, taşınmazın üzerinde halen münferit meşe ve çam gençliği olduğu, eğiminin % 50 olduğu bildirilmiştir.
1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti her zaman tapu sahibine intikal etmez. Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihten daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına
ilişkindir. Taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez.
Mahkemece taşınmazın öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi yönünden eski tarihli resmi belgelerdeki konumu incelenmemiş, tapunun taşınmaza ait olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiş, bilinemeyen sınırların araştırılması bakımından tüm komşu parsel tutanakları ve bunlara ait kayıtlar getirtilip incelenmemiştir.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli,
Çekişmeli taşınmaza komşu 6, 7, 9 ve 10 parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ve varsa dayanağı kayıt ve belgeler ile çekişmeli taşınmaza ait olduğu ileri sürülen tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle getirtilerek taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli, tapu kaydı taşınmaza uyuyorsa, değişebilir sınırlar içerdiğinden, miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmeli, tapunun revizyon gördüğü 9 parselin (747 m2) tespiti kesinleşmişse ,bu durum kapsam belirlenirken gözönünde bulundurulmalı, asıl taşınmazın kapsamı orman sayılan yer değilse bile tapu miktar fazlasının doğuda bulunan devlet ormanından kazanıldığı kabul edilmeli, kaydın niteliği dutluk, zemin ise meşelik durumunda olduğuna göre, ormancılık bilimine göre meşe ağacı tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olamayacağı, dolayısıyla taşınmazın öncesi itibarıyla orman olduğunun kabulü ile orman niteliğindeki taşınmazda oluşan tapu kaydına değer verilemeyeceği, nitelik kaybı halinde de o yerin tapu sahibine dönmeyeceği gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.