Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1690 E. 2010/4437 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1690
KARAR NO : 2010/4437
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.10.2008 gün ve 10907-12146 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece; çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişiler kurulu aracılığı ile resmi belgelere dayalı olarak yapılan incelemede orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek … şekilde hüküm kurulmuşsa da, kurulan hüküm ve ulaşılan sonuç, dosyadaki bilgi ve belgelere ve taşınmazın eylemli durumuna aykırı düşmektedir.
Hükme dayanak alınan orman bilirkişiler kurulu … Yurdakul ve arkadaşlarının düzenlediği 10.06.2008 tarihli raporlarında, yörede 1965 yılında çekilen … fotoğrafında ve 1970 yılında bütünlemesi yapılan memleket haritasında çekişmeli taşınmazın beyaz renkli açık alanda yer aldığı haritaların incelenmesinde münferit ve dağınık vaziyette … ve çam ağaçlarının görüldüğü, taşınmazın ekili ve sürülü olmadığı, üzerinde bir adet yaşlı Ouereus Cerris ile beş-altı adet civar ormandan tohumlama ile gelmiş beş-altı yaşlarında kızılçam fidanı bulunduğu, yer yer de … otları ve laden ağaçları ile kaplı olduğu, kuzeyinde ortalama 25 metre genişliğinde eylemli durumda sürgünden gelmiş 15-20 yaş … baltalığı görürümünde dar bir şerit halinde … gençliği olduğunu bildirmişler, dosyadaki fotoğrafından taşınmazın eğimin yüksek olduğu, orman bütünlüğünü bozduğu ve ormandan ayrıca unsur olmadığı ve taşınmazın doğu yönde 105 ada 1 numaralı geniş orman parseline bitişik oluduğu anlaşılmaktadır.
Davacının dayandığı, Sulh Ceza Mahkemesinin 1988/1739-348 sayılı dosaysında 12.05.1989 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın sınırında bulunan köy çeşmesine bakmak koşulu ile bu tarlayı davacı …’nın dayısı … …’in başka köye yerleşmesi nedeniyle yeğenlerine bıraktığı, yaklaşık keşiften altı yıl öncesine kadar ekildiği, 6 yıldan bu yana tarımsal amaçla kullanılmadığı, taşlı ve kıraç arazi olduğu, … dallarından yakacak ve evcil hayvanlar için yapraklarından yiyecek olarak yararlanıldığı, ceza dosyasının müştekisi … …, bu yerin kendisine ait meşelik arazi olduğunu, …’nın bu taşınmaz üzerinde bulunan 15 steri aşkın … ağacını kestiğinin keşif tarihinde saptandığı, 18.05.1989 tarihli … bilirkişi raporunda taşınmaz eğiminin % 30 olduğu, ceza dosyasındaki 12.01.1983 tarihli köy ihtiyar heyeti kararında ise; … …’in seneler önce … Köyüne yerleşmesi nedeniyle taşınmazın köy çeşmesine bakılmak koşuluyla köy halkından … …’ya kullanması için verildiği ancak
…’nın da köy çeşmesine bakmadığından bu tarihten beri bu taşınmazın köy tarlası olarak kullanılmasına karar verildiği ve bu karara dayanılarak da tarla niteliği ile köy tüzelkişiliği adına kadastro sırasında tespitinin yapıldığını bildirmişlerdir.
Tüm bu maddi olaylar ve olgulardan çekişmeli taşınmazın öncesinin … …’e ait iken, köyü terketmesi sonucu muhtelif kişilerce kullanıldığı, zaman zaman ceza davasına konu olacak şekilde mülkiyeti çekişmeli olduğu, düzenli şekilde tarım arazisi olarak kullanılmadığı gibi, resmi belgelerde ve yerel bilirkişi ve tanık anlatımlarında taşınmaz içerisinde eylemli olarak … ağaçları olduğu, zaman zaman kesildiği, yapraklarının hayvanlara yedirildiği, taşınmazın bu haliyle … fotoğrafı ve memleket haritalarındaki görünümünden de anlaşıldığı üzere öncesinin orman olduğu gibi 12.05.1989 tarihinde yapılan ceza dosyasının keşfi sırasında dahi kullanılan yer olmadığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun bulunmadığı, halen … sürgünleriyle kaplı eylemli orman olduğu ve bu haliyle özel mülkiyete konu yerlerden de olmadığı gibi davacı … yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar verilmesi gereğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 105 ada 64 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.