YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16906
KARAR NO : 2011/2247
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili ile katılan … Yönetimi vekili ve … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında,davaya konu …. Köyü 128 ada 7, 103 ada 122, 107 ada 5,7, 128 ada 41 , 116 ada 12, 103 ada 126, 122 ada 28, 126 ada 5l, 103 ada 117, 128 ada 13, 115 ada 4 ve 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar, belgesiz zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı HAZİNE, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanma koşullarının tespit maliki yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek hazine adına tescili istemiyle dava açmış,orman yönetimi orman sayılan yerlerden olduğundan orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, dava konusu 128 ada 7 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile hazine adına TESCİLİNE,
103 ada 122, 107 ada 5 ve7, 128 ada 41, 116 ada 12 parsel sayılı taşınmazların ölü davalı tespit maliki … mirascıları … ve arkadaşları adına,
103 ada 126 , 122 ada 28 ve 126 ada 5 parsel sayılı taşınmazların oğlu … adına 103 ada 117, 128 ada 13 ve 115 ada 4 parsel sayılı taşınmazların … adına,
127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın … ve arkadaşları adına TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ile katılan … Yönetimi vekili ve Ziya Budulğan ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı yasanın 4. madde hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli dava konusu 128 ada 7 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve niteliğinin orman olarak belirtilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, dava konusu 103 ada 122, 107 ada 5 ve 7, 128 ada 41, 116 ada 12, 103 ada 126, 122 ada 28 ve 126 ada 5, 103 ada 117 , 128 ada 13 ve 115 ada 4 ve 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen (kişiler) yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 5. 6.ve 8. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/03/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.