YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16954
KARAR NO : 2011/3692
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … …, …, …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 115 ada 10, 126 ada 7, 22, 42, 101, 213, 215 ve 127 ada 39 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 126 ada 47 parsel sayılı taşınmaz satın almaya dayanılarak davalı adına belgesizden tespit edilmiştir. Davacılar, taşınmazların kök muris …’dan kaldığı ve terekesinin paylaşılmadığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu 115 ada 10, 126 ada 7, 22, 42, 47, 101, 213, 215 ve 127 ada 39 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi davalı adına tesciline, çekişmeli 126 ada 213 ve 215 parsellerle ilgili mahkemenin 207/131 esas 2009/15 sayılı kararıyla hüküm kurulduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar … …, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı … yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Taraflar arasında aynı nedene dayalı Kadastro Mahkemesinin 2007/111 ve 2008/38 E. sayılı derdest dava dosyalarının bulunduğu mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde, davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlıgının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır.
Ayrıca dava konusu konusu 126 ada 213 ve 215 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise mahkemenin 2007/131 esas 2009/15 sayılı kararıyla hüküm kurulduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de eldeki dosyada bu taşınmazlar yönünden kadastro tespitine itiraz davası devam ederken başka bir dosyada taşınmazlar yönünden hüküm kurulması taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği anlamına gelmeyeceğinden varılan sonuç doğru olmamıştır
O halde, öncelikle mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için aynı nedene dayalı, aynı taraflar arasında var olan Kadastro Mahkemesinin 2007/111 ve 2008/38 E. sayılı dava dosyaları ile işbu dava dosyası birleştirilmeli, 126 ada 213 ve 215 sayılı parsellerin tapu kaydına kadastro mahkemesinde davalı olduğu şerhi verilip Orman Yönetimini davaya dahil edilerek bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı … ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 31.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.