Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16955 E. 2011/3391 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16955
KARAR NO : 2011/3391
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … köyü 103 ada 182, 183 ve 184 parsel sayılı sırasıyla 938,71 m2, 3060,73 m2 ve 657,77 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 2/B uygulaması ile tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Tutanakların beyanlar hanesinde 182 parselde … oğlu …, 183 ve 184 parsellerde de … oğlu … lehine kullanım şerhi verilmiştir. Davacı, adı geçen parsellerin esasen kendisine ait olduğu, tutanaklarda zilyet olarak gösterildiğini, ancak, parsellerin yüzölçümlerinin eksik ölçüldüğü, yeniden ölçüm yapılması gerektiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın dava konusu 182 parsel yönünden feragat nedeniyle reddine, 181 sayılı parselin 2/B’lik yerlerden olmayıp arazi kadastrosunda tarla vasfı ile Hazine adına tespit gören yerlerden olması nedeniyle reddine, fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 6305 m2 yerin 1949 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 16.06.1997 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Davacı, kesinleşen 2/B madde alanında kalan taşınmazların 5831 Sayılı Yasanın ek 4. Maddesi kapsamında 2/B maddesi gereğince Hazine adına tespit edilen 103 ada 182, 183 ve 184 sayılı parsellerden 183 ve 184 sayılı parsellerin beyanlar hanesinde kendisinin kullanımında olduğuna, 182 sayılı parselin de kardeşi …’in kullanımında olduğuna ilişkin şerh verildiğini, 2/B madde kapsamında kalan ve kendi kullanımlarında bulunan alanın 13000 m2 olduğu halde her üç parselin toplam 3700 m2 olarak eksik ölçülüğünü ileri sürerek dava açtığı ve eksik ölçüldüğünden bahisle dava edilen yerin fen bilirkişi krokisinde orman sınırları içerisinde gösterilen bölüm olduğu, 2/B alanında kalmayıp orman sınırları içerisinde kaldığı anlaşılarak (A) ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu olmayan 103 ada 181 parsel hakkında hüküm kurulması, ayrıca; dava konusu olmayan 103 ada 183 ve 184 sayılı parsellerin de olağan yolla kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine, yine 103 ada 182 sayılı parselin de tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken bu hususların gözardı edilmesi doğru değilse de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hükmün 1 numaralı bendinin devam cümlesi olmak üzere “… 182 sayılı parselin tespitte olduğu gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılmasına, yine hükmün 2 numaralı bendinin dava edilmeyen 103 ada 181 sayılı parsele ilişkin olması nedeniyle bu bendin hüküm yerinden olduğu gibi çıkartılarak bunun yerine 2 numaralı bend olarak “Dava konusu 103 ada 183 ve 184 sayılı parsellerin tutanaklarının olağan usullere göre kesinleştilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28.03.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.