Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16988 E. 2011/3501 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16988
KARAR NO : 2011/3501
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 103 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik ve ekli haritada gösterilen alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu yer hakkında 150 ada 49 parsel numarası verilerek ve Kadastro Mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, zilyetleri davaya dahil edilerek davaya devam edilmiş ve mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve … İli, … İlçesi, … köyü … mevkiinde bulunan ve davacının belirttiği Orman sınır noktalarına karşılık gelen 150 ada 49 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile; … bilirkişisinin krokisinde A harfiyle gösterilen 2611.85 m2’lik bölümünün orman niteliğiyle hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve yeni orman sınırının … bilirkişisinin krokide gösterdiği şekliyle tespitine, … bilirkişisinin krokisinde B harfi ile gösterilen toplam 1205.92 m2’lik bölümün … köyünden … kızı 1930 Doğumlu … …’un 16.07.2006 tarihinde ölümü ile eşi ve çocukları …, …, …, …, …, …’nin kaldığı murisin hissesi 8 pay hesaplandığından; 2 payının eşi 1924 Doğumlu,…’a, 1 payının kızı 1955 Doğumlu, … …’a, 1 payının kızı 1956 Doğumlu, … …’a, 1 payının oğlu 1959 Doğumlu, …’a, 1 payının oğlu 1964 Doğumlu …’a, 1 payının kızı 1965 Doğumlu, …’a, 1 payının kızı 1972 Doğumlu … …’a,aidiyetine; taşınmazın murisin mirasçılarına belirtilen hisseleri oranında adlarına tarla niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Davaya konu olan yer hakkında 150 ada 49 parsel numarası verilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca
kadastro mahkemesine aktarılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27 ve 30/2 maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Orman Yönetiminin 30 günlük kısmi ilan süresi içerisinde orman kadastrosuna itiraz davası açması nedeniyle dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiğine göre, 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir. Ancak mahkemece taşınmazın tarım alanı niteliği taşıyıp taşımadığı, davalıların çekişmeli taşınmazda ekonomik amacına uygun, çekişmesiz ve kazanmaya yeter süre ile bir zilyetliklerinin olup olmadığı tartışmasız bir biçimde belirlenmediği gibi zilyetlik tanığı veya tanıkları ile ziraatçı bilirkişi de dinlenmemiştir. Ayrıca memleket haritasında taşınmaz ve geniş çevresinde kumluk bulunmasına rağmen jeoloji bilirkişi dinlenerek, taşınmazın aktif … yatağı olup olmadığı da araştırılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece taraf tanıkları, yerel bilirkişiler ile önceki keşifte yer almamış olan, orman mühendisi, tarım uzmanı bir bilirkişi, … bilirkişisi ve jeolog bilirkişi eşliğinde yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, eski tarihli hava fotoğrafları incelenerek taşınmazın niteliği net ve kesin biçimde saptanmalı, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında orman içi açıklık olup olmadığı değerlendirilmeli, bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmayacağı göz önünde bulundurulmalı, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde ise bu kez, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, Çekişmeli taşınmazın sel baskınlarına maruz kalıp kalmadığı, aktif … yatağında olup olmadığı, aktif … yatağı ile olan kot farkı ve seddeye olan uzaklığı ve yüksekliği, toprak yapısı, taşınmaz aktif … yatağı değil ise aktif … yatağı olmaktan hangi tarihte çıktığı, konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 30/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.