Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1700 E. 2010/4431 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1700
KARAR NO : 2010/4431
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.02.2009 gün 2008/17095-2009/1332 sayılı bozma kararında özetle: “İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar 2007 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında yer olduğu belirtilerek çamlık ve çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, davacılar zilyetliğe dayalı olarak taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanında taşınmazın davacılara dedelerinden kaldığı, 20 yıl önce dedelerinin bu yeri ara sıra buğday, arpa ektiği, 15 yıldır hiç ekilmediği, köylünün hayvanlarının otladığını belirtmiş, tanıklar ise bu yerin 15-20 yıldır ekilmediğini, hayvan otlatmak suretiyle kullanıldığını, davacılara dedelerinden kaldığını beyan etmişler, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazların % 25 eğimli, son 10 yıldır hiç ekilmeyen, hayvan otlatmak suretiyle kullanılan, sınırlarında … palamudu çalıları olan hali arazi görünümünde olduğunu açıklamıştır. Dosyaya sunulan … bilirkişi raporunda her ne kadar taşınmazın kesinleşen orman sınır dışında kaldığı açıklanmış ise de taşınmazların güney-doğu sınırının 101 ada 1 parsel sayılı devlet ormanı olduğu, komşu 18 parselin ise hali arazi niteliğinde Hazine adına tespit edilip kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tespit edilen bu duruma göre her ne kadar uzman orman bilirkişiden rapor alınmamışsa da bu husus bozma nedeni esas alındığında ve çekişmeli taşınmazların çamlık ve çalılık niteliği ile tespit edilen, 15-20 yıldır tarım arazisi olarak kullanılmayan yüksek eğimli yer olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … zilyetlik süre ve koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında zilyetliğe dayalı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu 130 ada 21 ve 23 parsellerin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1978 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 05/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.