YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17032
KARAR NO : 2011/3435
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü’nde bulunan ve genel kadastroda dağlık olarak tapulama dışı bırakılan yaklaşık 16000 m² yüzölçümlü taşınmazın müvekkili tarafından 1955 yılından itibaren malik sıfatıyla zilyet edildiğini iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında ise davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece davanın reddi ile Fen Bilirkişileri Ramazan Hacıali ve Mukadder Yumuk tarafından düzenlenen 01.03.2010 tarihli krokili raporda (A) işaretli 15114 m² yüzölçümlü taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından esasa, Hazine vekili tarafından nitelendirmeye ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 Sayılı Yasaya göre 63 nolu komisyon tarafından 2001 yılında yapılıp 20/07/2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 08.03.1957 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası ile amenajman planının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın 1957 arazi kadastrosunda dağlık olarak tapulama dışı bırakıldığı, üzerinde buğday ekili bulunduğu belirlenmiş ise de, mevcut haliyle imar ihya yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı belirlenerek, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 1957 genel kadastrosunda taşınmazın dağlık olarak tapulama dışı bırakıldığı ve orman kadastrosunda ise orman sınırı dışında bulunduğu, ancak kısmen eylemli orman niteliğinde bulunduğundan H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183 – 187 sayılı kararlarında değinildiği gibi, kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tespit harici bırakılan yerler, orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerin 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri gereğince orman olarak sınırlandırılma olanağı bulunduğu gibi, Hazine tarafından orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine de tahsis edilebileceği gözetilerek, gerçek kişinin davasının reddine ve katılan davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin karşı tescil isteminin kabulüyle çekişmeli taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişiler ve davalı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 28/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.