YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17079
KARAR NO : 2011/2794
KARAR TARİHİ : 16.03.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itirazdavasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan …ve arkadaşları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
25.03.1983 tarihinde yapılan kadastro sırasında … mevkiinde bulunan 7257 parsel sayılı 11.423 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … 1289 D.12, V.14 nolu tapu kaydı uygulanarak, taşınmazın 1973 yılında yapılan ilk kadastro çalışmaları sırasında ölçülmediği, kesinleşen orman tahdit haritası dışında olduğu ve 60 yılı aşkın süreyle … mirasçılarının zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek tarla niteliği ile … oğlu ölü … varisleri adlarına tespit edilmiştir. Hazinenin itirazı üzerine kadastro komisyonunca, taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığı, tapulu olduğu ve tapu maliklerinin zilyetliğinde bulunduğundan söz edilerek itirazın reddine, tesbit gibi tesciline karar verilmiştir. Bunun üzerine Hazine, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Üsküdar Tapulama Hakimliğinin 20.03.1984 gün 1984/2-3 sayılı kararı ile tensiben; çekişmeli taşınmazın 1973 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu sırasında kadastro dışı bırakıldığından 1983 yılında yapılan kadastronun 2. kadastro olduğu ve yok hükmünde bulunduğundan 7257 parsele ilişkin kadastro tesbitinin ve kadastro komisyon kararının iptaline, tescil istemi yönünden dosyanın görevli Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 08.05.1985 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar … … ve arkadaşları vekili 9.9.1986 tarihinde; … 1289 D.12, V.14 nolu tapu kaydı, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın … oğlu … mirasçıları adlarına tapuya tescili istemiyle Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1986/634 esas sayılı tescil davasını açmışlardır.
05.08.1988 tarihinde yapılan kadastro sırasında 7257 parsel sayılı 11.423 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … 1289 D.12, V.14 nolu tapu kaydı uygulanarak, taşınmazın 1973 yılında yapılan ilk kadastro çalışmaları sırasında orman tahdit sınırları içinde bulunduğundan kadastro dışı bırakıldığı, daha sonra orman tahdit sınırları dışına çıkarıldığı, 1983 yılında tapu malikleri adlarına tespit edildiği, ancak hazinen açtığı dava üzerine kadastro tespitinin ve komisyon kararının iptal edildiği, 3402 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi sebebiyle bu gibi yerlerin yeniden kadastrosunun yapılmasının tapu kadastro genel müdürlüğünün 01.12.1987 gün 4-3-2-8/66-6791 sayılı … emri ile istenmesi üzerine yeniden kadastrosunun yapıldığı, taşınmazın tapulu olduğu ancak taşınmaz hakkında Üsküdar 2. asliye hukuk mahkemesinde 1986/634 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Bunun üzerine Üsküdar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince dava dosyası 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca Kadastro mahkemesine aktarılmış, çekişmeli taşınmazın tutanak aslı aktarılan dava dosyası ile birleştirilerek yargılamaya kadastro mahkemesinde devam edilmiştir. … (…) … ve … (…) …; …’in mirasçılarından oldukları, çekişmeli taşınmazda paylarının bulunduğu iddiası ile davaya katılmışlardır. Mahkemece, davacı kişilerin tutundukları … 1289 D.12, V.14 nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu, … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda taşınmazın (A) ve (B) ile işaretlenen bölümlerinin kesinleşen tahdit dışında oldukları, (C) ve (D) ile işaretlenen kesimlerinin orman tahdit haritası içinde iken 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldıkları, tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamının bu sınırlardan itibaren belirlendiğinde, miktar itibariyle tapu kaydının kapsamı dışında kalan kısımlar hakkında davacıların zilyetliğinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişi … … tarafından düzenlenen rapordaki paylar oranında … ve arkadaşları adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine tarafından temyizi üzerine Dairece bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.04.2009 gün 2009/3913-6111 sayılı bozma kararında özetle “Çekişmeli taşınmazın kuzeyinde bulunan 6087 parsel sayılı taşınmaza 1973 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında uygulanan Şubat 1295 tarih 34 sıra tapu kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü … korusu okuduğu, bu durumda taşınmazın 1973 yılında eylemli orman olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı, yöredeki Devlet ormanlarının kadastrosunun 1943 yılında yapıldığı, 1973 yılında yapılan genel kadastroda çekişmeli parselin kadastro paftası üzerine Devlet Ormanı nitelemesi yapılarak tesbit dışı bırakıldığı sonucuna varıldığı, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa ile o tarihte var olan özel ve tüzel kişilere ait bütün ormanların hiç bir bildirime gerek kalmaksızın devletleştirilmiştir. Bu nedenle, 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce bu yerde yapılan orman kadastrosunun uygulanması sonucu taşınmazın orman niteliğinin belirlenmesi mümkün olmayıp, 1943 tahdit haritasının ve tutanaklarının uygulaması da yetersiz ise de, yörede 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre bir orman kadastrosu yapılmadığından bu eksikliğin sonuca etkisinin bulunmadığı, dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen ve tapuya tescil edilen Değirmen Bayırı Devlet Ormanı sınırları içinde bulunduğu, daha sonra 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkarıldığı, dava konusu taşınmazın, 1943 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalmakla, dayanak tapu kaydının yasal değerini yitirdiği, kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamayacağı, bu nedenle, tapu kaydı geçerli bir hukuki sebebe dayanılarak oluşturulmadığından yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesinin olanaksız olduğu, kaldı ki dayanak tapu kaydının sınırları ve yüzölçümü itibariyle çekişmeli taşınmaza uymadığı,. Anayasanın 169, 3402 Sayılı Yasanın 17/1 ve 18/2. maddeleri gereğince ormanlar, 6831 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasa ile eklenen ek 10. maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerler zilyetlikle kazanılamayacağı, bir an için dayanak tapu kaydının uyduğu düşünülse dahi dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu; ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartıldığından yine bu taşınmazın orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunsa dahi, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 Sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemeyeceği ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin 01 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa ile değiştirildiği, 3402 Sayılı Yasanın ilgili fıkralarının yukarıda … Anayasa Mahkemesi kararları ile 1988 ve 1989 yıllarında iptal edildiğinden kadastro tesbitinin yapıldığı 1983 yılında davacı kişilerin yararlanacağı bir yasa hükmünün bulunmadığı gözetilerek, davacı kişiler tarafından açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazın orman rejimi dışına çıkarılmış tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak dava konusu taşınmazın orman rejimi dışına çıkarılmış tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar …ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 16/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.