YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1715
KARAR NO : 2010/5054
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, tapu kaydına dayanarak yörede 2007 tarihinde ilk kez yapılan ve 26.10.2007 – 26.04.2008 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sırasında İlyaslı Köyü 684 sayılı parselin orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın orman sınırı içine alınan bölümünün eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan alanda kaldığı gibi, halen ve fiilen de 10 – 60 yaşlarında sürgünden gelen … ve … ağaçlarıyla kaplı olduğu, işte bu nedenle, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulanması sonucu, orman sınırı içine alındığı ve yapılan işlemin yürürlükte bulunan Anayasa ve Yasalara uygun olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, orman kadastro tespitine itiraz davalarında mahkemece toplanan deliller karşısında davanın kabulü ya da reddi yolunda hüküm kurulmakla yetinilmesi gerektiği, tapu iptal ve tescil kararı verilemeyeceği, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, davacının tescil isteği olmayıp adına kayıtlı olan parselin orman sınırı dışına çıkartılmasını istediği, orman kadastrosuna itiraz davasını inceleyen kadastro mahkemelerinin kesinleşen tapu kayıtlarını iptal etme görevi bulunmadığı, dava konusu parseli içine alan orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra Orman Yönetiminin genel mahkemelerde açacağı dava sonucu tapu kaydının iptaline karar verilebileceği gözönünde bulundurulmadan … şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına ve H.Y.U.Y.’nın 438/son maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 14.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.