YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1716
KARAR NO : 2010/5056
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davaclar, tapu kaydına dayanarak yörede 2006 tarihinde ilk kez yapılan ve 11.09.2006-11.03.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında … Köyü 294 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın reddi ile dava konusu 294 parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır” hükmü gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında orman olduğu gibi halen de eylemli orman olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, orman kadastrosuna itiraz davalarında mahkemece toplanan deliller karşısında davanın kabulü ya da reddi yolunda hüküm kurulmakla yetinilmesi gerektiği, çekişmeli taşınmaz zaten davacılar adına tapuda kayıtlı olduğundan, mükerrer tescil oluşturacak şekilde yeniden tescil kararı verilemeyeceği gözönünde bulundurulmadan … şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına ve H.Y.U.Y.’nın 438/son maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.4.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.