YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/172
KARAR NO : 2010/1712
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.03.1999 gün ve 1998/5820-1529 sayılı bozma kararında özetle; “Kadastro sırasında 1919, 1920, 1921, 1922, 1923, 1924, 1925, 1926, 1927, 1928 ve 1929 parsel sayılı sırasıyla 905.700 m2, 1018800 m2, 1302300 m2, 706550 m2, 572850 m2, 38100 m2, 422850 m2, 364050 m2, 105750 m2, 65300 m2 ve 104350 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tesbiti davalı olduklarından söz edilerek, malik haneleri boş bırakılmak suretiyle yapılmıştır. Tesbitten önce davacılar Mihriban Gürevin ve arkadaşları tarafından davalılar İsmet Demiral ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapuda pay iptali ve tescil davası … ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katıldıktan sonra görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece katılanların davalarının reddine, davacıların davalarının kabulüne, taşınmazların davacılar adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm katılanlar ile bir kısım davalılar tarafından temyiz edildiği,
1) Dava ve temyiz konusu 1919, 1921, 1922, 1923 ve 1924 sayılı parsellerin tesbitlerine dayanak yapılan tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı taşınmazların 18/20 payının davacı taraf adına tapuda kayıtlı bulunduğu, 1/20 payının T.Sani 1341 tarihli tapu kayıtlarında Nalbant … kızı …, 1/20 payının da Nalbant … oğlu … adına kayıtlı olduğu, ancak, kayıt maliklerinden … ile …’ın Cumhuriyetten önce 1921 yıllarında ölüp davalıları mirasçı olarak bıraktıkları, ancak davalıların miras bırakanlarının ölümünden sonra taşınmazlar üzerinde zilyetliklerini sürdürmedikleri, devamlı olarak taşınmazların Seyit oğlu … mirasçıları olan davacıların zilyetinde bulunduğu, 1/20 pay maliki … mirasçılarının taşınmazlardaki miras paylarını 18.07.1940 ve 26.08.1937 tarihli noterlikçe düzenlenen senetlerle davacı tarafa tapu dışı olarak sattıkları, davacı tarafın taşınmazlar üzerinde zilyetliklerini 1982 yılına kadar sürdürdüğü, … mirasçıları ile … mirasçılarının 1982 yılında taşınmazları kendi adlarına tapuda
2010/172 – 1712
intikal ettirdikleri ve bir kısım payları da adı geçenlerin mirasçısı olmayan davalılara kayden sattıkları, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiği, davaya katılan … ve arkadaşlarının 1974 yılına kadar davacıların kiracısı olarak taşınmazları sürüp ektikleri o tarihten sonra kira ödemedikleri ve asli zilyetlik iddiasında bulundukları, ancak 1974 tarihine kadar sürdürdükleri zilyetliğin fer’i zilyetlik niteliğinde olması nedeniyle iktisab sağlayacak zilyetlik özelliği taşımadığının dosya içeriği ile saptandığı, hal böyle olunca dava konusu taşınmazlardaki … payı yönünden 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesinde … payı yönünden ise 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b-c maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiğinin anlaşıldığı, davacı taraf yararına tapu kayıtlarının hukuksal değerini kaybetmesinden sonra, kayıt maliki … ve … mirasçılarının … ile …’a ait payları kendi adlarına intikal ettirmelerinin hukuksal değerini kaybeden tapu kaydına geçerlik kazandırmayacağı, bu nedenlerle, intikal sonucu oluşan tapu kayıtlarından pay alan 3. kişi durumundaki davalılarında iktisabının geçersiz olduğu, kayden pay aldıkları tapu kayıtlarının hukuksal değerini kaybettiği ve fiili durumu bilecek paydaş olan davalıların Medeni Kanunun 931. maddesi hükmünden de yararlanamayacağı, mahkemece bu yönler göz önünde tutularak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından 1919, 1921, 1922, 1923 ve 1924 sayılı dava ve temyiz konusu parseller hakkındaki Hazine ve davalılar ile müdahillerin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Davalıların 1920, 1925, 1926, 1927, 1928 ve 1929 sayılı parseller hakkındaki hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Dava ve temyiz konusu 1920, 1925, 1926, 1927, 1928 ve 1929 sayılı parsellerle ilgili katılanlar ve Hazine dışındaki davalıların temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden reddi ile bu parseller yönünden davalı kişiler aleyhindeki hükmün aynı nedenlerle ONANMASINA,
3- Hazinenin 1920, 1925, 1926, 1927, 1928 ve 1929 sayılı parsellerle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Söz konusu parsellere revizyon gören tapu kayıtları değişebilir sınırlı kayıtlardır. Bu itibarla kapsamlarının yüzölçümlerine göre belirlenmesi, yüzölçümü fazlası kesimler yönünden davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğinden öncelikle belirtilen parselleri dıştan çevreleyen tüm komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanakları ile dayanağı belgelerin ve bu parsellerin tespitine dayanak yapılan kayıt örneklerinin getirtilmesi, komşu parsel kayıtları da dikkate alınmak suretiyle değişmez nitelikteki sınırlardan başlanarak kayıt kapsamlarının belirlenmesi, 1926 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının güney sınırının Petro oğlu Yorki tarlası olarak gösterildiği, 1927, 1925, 1920, 1928 ve 1929 sayılı parsellerin sınırında da eylemli ormanlık alan bulunduğu belirlenmiş olduğundan, Petro oğlu Yorki tarlasına ilişkin kayıt örneklerinin getirtilmesi, orman kadastrosu yapılmış ise bu konuya ilişkin orman kadastro tutanağı ve harita örnekleri istenip yerine uygulanması böylece çekişmeli taşınmazların ormanla olan sınırlarının belirlenmesi, tapu kayıt fazlası bölümler üzerinde bir kişinin aynı çalışma alanı içinde belgesiz zilyetlik yoluyla sulu toprakta 40 dönüm, kuru toprakta 100 dönüm taşınmaz edinebileceğine ilişkin kısıtlamalarda dikkate alınmak suretiyle edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, taşınmaz edinme koşulları gerçekleşen taşınmaz kesimleri yönünden davanın kabulüne, taşınmaz edinme koşulları gerçekleşmeyen
2010/172 – 1712
taşınmazların ise 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18. maddesi hükmüne göre Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinin düşünülmesi, yine yasal hasım durumunda olan Hazineye masraf yükletilmesine” işaretle hükmün BOZULDUĞU, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne;
A-1-) 30.01.1997 havale tarihli dilekçe ile davacılar tarafından açılan İstanbul İli, Silivri İlçesi, … Köyü, 56 nolu Orman Kadastro Komisyonunca belirlenen 201-218 nolu orman sınır hattının iptali konusundaki davanın REDDİNE,
2-) İlgili 201-218 nolu orman sınır hattı içinde kalıp Orman Kadastro Komisyonunca Damlıca Devlet Ormanına dahil edilen dava konusu sahaların ORMAN VASFI İLE HAZİNE ADINA TAPUYA TESCİLİNE,
3-) 26.04.2002 tarihli fen bilirkişisi Çetin Hasan Çebi raporuna ek olarak düzenlenen krokide 2136 numaralı orman parseli içinde gösterilen PXVIII ve PXVII nolu 2-B madde parsellerinin aynı köy son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya TESCİLLERİNE, beyanlar hanesine “söz konusu alanların 2-B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına” dair şerh verilmesine,
4-) Kadastro tutanaklarının dosya kesinleştiğinde Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
B-1-) 1999/117 Esas, 2000/7 Karar sayısı ile bu dosya kapsamında birleşen davada davacı kişilerin davasının 1927 ve 1928 nolu parseller yönünden KABULÜNE, 1920, 1925, 1926 ve 1929 nolu parseller yönünden davanın KISMEN KABULÜ VE KISMEN REDDİ ile:
2-) 1920 ve 1926 nolu parsellerin 26.01.2007 havale tarihli, 1925 nolu parselin 19.04.2007 havale tarihli fen bilirkişi Çetin Hasan Çebi raporuna ekli krokilerde gösterildiği gibi; 1920 nolu parselde (A) ile belirli 500,000 m2, 1925 nolu parselde (A) ile belirli 350,000 m2 ve 1926 nolu parselde (A) ile gösterilmiş 350,000 m2 miktarındaki alanın mahkememizce bu konuda daha önce verilmiş ve bir kısmı diğer taşınmazlar için Yargıtay onamasından da geçerek kesinleşmiş 23.07.1996 gün 1988/165-39 sayılı hüküm gözetilerek ve ilgili hüküm sonrası dosyaya sunulan verasetler de nazara alınarak toplam 2160 pay üzerinden verasetteki hisseleri oranında Fitnat Gençoğlu ve müşterekleri adına tapuya TESCİLİNE,
3-) 1920 parselde 518.800 m2, 1925 nolu parselde 72.850 m2, 1926 nolu parselde 14.050 m2 miktarında yukarıda belirtilen rapor krokilerinde (B) ile gösterilen tapu kaydı miktar fazlası alanların Hazine adına ayrı ayrı TAPUYA TESCİLİNE,
4-) 1927 ve 1928 nolu parsellerde miktar fazlası olmadığı anlaşılmakla söz konusu yerlerin ayrı ayrı yukarıda B-2 nolu hüküm fıkrasında belirtildiği üzere;
2160 pay üzerinden Fitnat Gençoğlu ve müşterekleri adına TAPUYA TESCİLİNE,
5-a- 1929 nolu parselde 26.01.2007 havale tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 14.248 m2 miktarındaki kısmın orman olan yer olması sebebiyle bu kısma ilişkin davanın REDDİNE,söz konusu alanın orman vasfı ile Hazine adına tapuya TESCİLİNE,
b- 1929 nolu parselde 26.01.2007 havale tarihli raporda (C) harfi ile gösterilen 6615,07 m2’lik kısmın 2-B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan yer olduğu anlaşılmakla ikinci kez yapılan kadastro olması nedeniyle 2042 parsel nolu mükerrer kadastro parselinin İPTALİ ile, yok hükmünde sayılmasına, söz konusu yerin 2-B vasfı ile orman sınırları dışına çıkartılan yer olduğunun tapuya şerh düşülmesine,
2010/172 – 1712
c- 1929 nolu parselde 26.01.2007 havale tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 83.486,93 m2’lik kısım üzerinde davacılar davasının KABULÜ ile,
bu kısımda veraset ilamına göre 2160 pay üzerinden Fitnat Gençoğlu ve müşterekleri adına ayrı ayrı tapuya TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve arazi kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Kufallı Köyünde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 02.02.1944 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Davanın devamı sırasında 3302 Sayılı Yasaya göre 30.07.1996 tarihinde ilanı yapılıp temyize konu bu dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.03.1999 gün ve 1998/5825-1529 sayılı kararında dava ve temyize konu 1920 – 1925 – 1926 – 1927 – 1928 ve 1929 nolu parsellerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi ve bu parsellere uygulanan tapu kayıtları değişir ve genişletmeye uygun sınırlar taşıması nedeni ile miktarına itibar edilmesi ve kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesine işaret edildiği, 1920 parsele uygulanan Eylül 1313 tarih 15 nolu sicilden gelen K.Sani 1315 tarih 11 nolu tarla ve çalılık cinsli sınırları; Doğusu: … ve büyük sınır, Batısı: …, Kuzeyi: …, Güneyi: … ve … sınırlı 500 atik dönüm (459.200 m2) yüzölçümlü tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, bu durumun mahkemece de kabul edildiği ve gerçekten 1920 sayılı parselin kuzey sınırında bulunan taşınmazın yörede 1984 yılında yapılan kadastroda Devlet Ormanı olarak tapulama harici bırakıldığı ve bu yerlerin yargılama sırasında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışı kalmış ormanların kadastrosu yapılıp orman sınırı içine alındığı ve 2136 ve 2137 parsel numaraları verildiği, bu nedenle, 1920 parsele uygulanan tapunun yüzölçümüne değer verilerek kapsam belirlemesinin uygun olduğu, ne var ki; atik 500 dönüm olan tapu miktarının bir dönümün 919 m2 hesabı ile toplam 459.200 m2 olan tapu miktarının şimdi olduğu gibi davacılar adına ve kayıt miktar fazlası olan 559.380 m2’ninde 1957 tarihli memleket haritasında yer yer orman gözükmesi ve orman kadastrosunun bu dava nedeniyle kesinleşmemiş olması ve tespit tutanağını malik hanesi açık bulunması nedeniyle dosyanın son raporu düzenleyen Harita ve kadastro Mühendisi …’ye verilerek yukarıda belirtildiği gibi tapu miktar fazlasını gösterir ifraz krokisi alınarak kayıt fazlasının 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar vermelidir.
2) Dava ve temyize konu 1925 sayılı parsele Eylül 1313 tarih 11 nolu sicilden gelen K.Sani 1315 tarih 7 nolu tapu kaydı ile bunun gitti kayıtlarının uygulandığı, çalılık ve tarla cinsli tapu kaydının tesisinde miktarının 330 atik dönüm ( 303.270 m2) olduğu ve taşınmazın kuzeyi sınırında 1984 yılında yapılan kadastroda Devlet Ormanı olarak tespit harici bırakılan ve davanın devamı sırasında 1996 yılında yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan 3138 nolu parselin bulunduğu ve kayıt miktar fazlasının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözönünde bulundurularak 1925 nolu parsele revizyon gören tapu miktarı olan 330.270 m2 bölümün güney sınırdan ifraz edilerek şimdi olduğu gibi payları oranında davacılar adına, kayıt miktar fazlası olan 119.580 m2’lik kuzey bölümünün de itirazen
2010/172 – 1712
yörede orman kadastrosunun kesinleşmemiş olması nedeniyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekeceğinden dava dosyasının Harita ve Kadastro Mühendisi …’ye verilerek tapu miktar fazlasını gösterir ifraz krokisi alınmak suretiyle kayıt fazlasının 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
3) Dava konusu 1926 nolu parsele Eylül 1313 tarih 10 nolu sicilden gelen K.Sani 1315 tarih 6 nolu 350 atik dönüm (321.650 m2) yüzölçümlü tarla ve çalılık cinsli tapu kaydı ve gittilerinin revizyon gördüğü ve tapu kaydının bir sınırı sahibi senet konusu, bir sınırı Petro oğlu Yorgi olup, değişir nitelikte olduğu ve koru cinsi taşınmazın 4785 Sayılı Yasa kapsamında devletleştirme kapsamında kaldığı, kayıt fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı göz önünde bulundurularak 350 atik dönüm (321.650 m2) olan tapu kaydına 321.650 m2 yüzölçümüyle kapsam belirlenmesi bakımından mahkemece dava dosyasının Harita ve Kadastro Mühendisi …’ye verilerek yukarıda yazılı ilkeler çerçevesinde ifraz krokisi alınıp kayıt miktarının şimdi olduğu gibi payları oranında davacılar adına ve kayıt miktar fazlasının da taşınmazın malik hanesinin açık olduğu göz önünde bulundurularak 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, 1920, 1925, 1926 sayılı parseller hakkındaki hükmün BOZULMASI gerekmiştir.
4) Dava ve temyize konu 1927 – 1928 – 1929 nolu parsellere tarla ve çalılık cinsi 500 atik dönüm yüzölçümlü Eylül 1313 tarih 12 nolu sicilden gelen K.Sani 1315 tarih 8 nolu tapu kaydı ve gittilerinin uygulandığı ve 1927 – 1928 nolu parsellerin tamamının orman sayılmayan yer olduğu ve 1929 nolu parselin de (B) işaretli 14280 m2, (C) işaretli 6615 m2’lik bölümlerinin orman sayılan ve kalan (A) işaretli 83486.93 m2 bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği ve davacılar adına tescil edilen 1927 – 1928 nolu parselleri ile 1929 parselin (B) ile işaretli bölümünün toplamının tapu miktarından az olduğu görüldüğünden, 1927 -1928 nolu parsellerin tamımı ile 1929 nolu parselin (A) bölümünün payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiş olması, keza 1929 parselin (B) bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş olması isabetlidir. Yine 1929 nolu parselin (C) ile işaret 6615 m2 bölümünün öncesinin orman olduğu ve 1996 yılında yapılan uygulamada orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkarılarak ve 2092 parsel numarası verilerek mükerrer olarak Hazine adına tescil edilmesine ilişkin kadastrosunun iptaline karar verilmesi doğrudur. Ne var ki, her dava açıldığı tarihteki hukuki durumuna göre karara bağlanacağı ve 1929 nolu parselin (C) işaretli bölümünün dört yönünün orman parselleriyle çevrili olduğu ve aynı taşınmazın (B) bölümünün devamı olduğu anlaşıldığından, (C) işaretli bölümünün de aynı parselin (B) işaretli bölümüyle birleştirilerek Hazine adına tesciline karar verilmiş olması isabetsiz isede bu durum yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
5) Davacıların 1920- 1925 -1927- 1928 nolu parsellerin kuzeyinde bulunan ve 1996 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alınan 2136 – 2137 – 2138 nolu parseller ile yine öncesi orman olup, nitelik kaydı nedeniyle orman sınırı dışına çıkartılan (P XVIII) numarası ile ve yine (P XVII) numaralı ve 2/B madde sahası olarak Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; bu taşınmazların 1984 yılında yapılan kadastroda orman olarak tespit harici bırakıldıkları, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında da orman olarak gözüktüğü, bu nedenledir ki, 1996 yılında 3302 Sayılı
2010/172 – 1712
Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve 4785 Sayılı Yasa göz önünde bulundurularak yapılan orman kadastrosunda orman sınırı içine alındığı ve bu işlemde de yasaya aykırı yön bulunmadığı, bu yerlere ilişkin davacı gerçek kişilerin orman kadastrosuna itiraz davalarının reddine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak, sözü edilen 2/B madde poligonları küçük yüzölçümlü taşınmazlar olup, doğu, batı, kuzey yönlerden Devlet Ormanı ile çevrili ve bitişikdeki ormanın uzantısı olduğu, orman içi açıklık konumunda bulunan bu yerlerin 2/B madde uyğulası ile orman rejimi dışına çıkarılamayacağı anlaşıldığından, Orman Yönetiminin bu bölümlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiş, ancak, bu yanlışlık yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün de düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: 1) Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişiler … ve arkadaşları vekili Av. …’ün tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davacı Hazine ve Orman Yönetiminin 1927 – 1928 nolu parsellerin tamamı ile 1929 nolu parselin (A) işaretli 83.486,93 m2’lik bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel ve parsel bölümleri hakkındaki hükmün ONANMASINA,
3) Davacı Orman Yönetiminin 1929 nolu parselin (C) ile işaretli 6615.07 m2 bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının kabulüne ve 02/05/2007 günlü kararın 5/b bendinin tamamen hükümden çıkartılarak bunun yerine “b-Kurfalı Köyü 1929 sayılı parselin 29/01/2007 havale tarihli raporda (C) ile gösterilen 6615.07 m2’lik kısma daha önce mükerrer olarak verilen 2042 parsel numarasının iptali ile bu yerin aynı parselin fen bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 14.248 m2 bölümüyle birleştirilerek orman niteliğiyle aynı köy son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline” cümlesi yazılarak H.Y.U.Y.’nın 238/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA,
4) Orman kadastrosuna itiraz davasına konu olan PXVIII nolu 2/B poligonu ile PXVII 2/B madde poligonu içinde kalan ve üç yönü devlet ormanı ile çevrili bulunan, küçük yüzölçümlü bu taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olup 2/B madde koşullarını taşımadığı anlaşıldığından, orman yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüne, ancak yargılama tekrarlanmadan bu yanılgının giderilmesi mümkün olduğundan 02/05/2007 günlü kararın hüküm bölümünün A – 3 bendinin hükümden çıkartılarak; bunun yerine, “A-3- 26/04/2002 tarihli fen bilirkişisi Çetin Hasan Çebinin raporuna ek olarak düzenlenen krokide 3136 sayılı orman parseli içinde gösterilen ve PXVIII ile PXVII nolu poligonların aynı köy son parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline” cümlesi yazılarak H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA,
5) Yukarıda 1, 2 ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ile Orman Yönetiminin 1920 – 1925 – 1926 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda belirtildiği gibi işlem yapılmak üzere hükmün bu parseller yönünden BOZULMASINA 15/02/2010 günü oybirliği ile karar verildi.