Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1764 E. 2010/4768 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1764
KARAR NO : 2010/4768
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü Memelin mevki 489 Ada 1 Parsel sayılı 16644 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … Akyüz’ün zilyetliğindeyken terk etmesiyle çalılığa dönüştüğünden söz edilerek, çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiştir. Katılan …05.05.2009 tarihli dilekçesiyle taşınmazı … …’dan devraldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE ve çekişmeli parselin tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında seri bazında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde orman kadastro komisyonunca yapılan inceleme ve verilen kararın 30.07.1982 tarihinde ilandan sonra 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taşınmazın bulunduğu köyde seri bazda yapılan orman kadastrosunda bu yerin niteliğinin araştırılmadığı, resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucu verilen bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2.maddesi kapsamında orman içi açıklığı niteliğinde, yüksek eğimli, üzerinde orman bitki örtüsü bulunan ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından ve 15/7/2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/p, 26/a-h ve j maddeleri gereğince orman sayılacağı ve orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi, aynı yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü gereği taşınmazın orman niteliğini ortadan kaldırmayacağına ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663/1694 sayılı kararı da göz önünde bulundurularak davacı gerçek kişi ile katılan gerçek kişinin davasının reddine ve yasal olarak vekalet ücretine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı ve katılan gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm, Hazinenin ise sari temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, çekişmeli taşınmazın etrafındaki sınrılaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanını devamı niteliğindeki yüksek eğimli maki karakterli devlet ormanı olduğu belirlendiği ve gerekçede bu şekilde açıklandığı halde, tesbit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değil ve bu nedenle Hazinenin temyiz itirazları yerindeyse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “1- Muğla İli Marmaris İlçesi … Köyü 489 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbit tutanağındaki tesbit gibi DAVALI … ADINA TAPUYA TESCİLİNE” cümlesi kaldırılarak, bunun yerine, “1- Muğla İli Marmaris İlçesi … Köyü 489 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle davalı … adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/04/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.