Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/179 E. 2010/2164 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/179
KARAR NO : 2010/2164
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 27/07/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi DAVALILAR … MİRASÇILARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23/02/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı vekili avukat … TORAMAN geldi, karşı taraftan HAZİNE vekili Avukat …, … ve … vekili Avukat …, ORMAN YÖNETİMİ vekili avukat NURAY … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında davaya konu … Köyü 647 ve 646 parsel sayılı taşınmazlar, belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları dava konusu taşınmazların, Marmaris … Köyünde öncesinde 3 … arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının Çilecik Gediği, Taşbükü İskelesi, Kocaalan, Balandağı, …, Mezar Gediği, Karadağ, … Çiftliği, İnbükü dışındaki Dikili Taş, Kırvasil Çiftliği ve Gölenya Beli olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını davalı veya mirasbırakanlarının 1952 yılına kadar bu araziyi %25 hâsılat kirası vererek fer’i zilyet sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandıklarını, ancak hukuk dışı eylemlerle taşınmaza sahiplenmeye çalıştıklarını, geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak yazılı tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında ise bilirkişilerin gerçekleri sakladıklarını, sabit hudutlu olmaları nedeniyle miktarına itibar edilmesi gereken tapuların kapsamındaki ormanların, 4785 Sayılı Yasayla devletleştirilmesinden dolayı bunların bedelleriyle ilgili olarak Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın devam ettiğini ileri sürerek komisyon kararının iptali ile taşınmazların tapu malikleri adına tescili istemiyle dava açmışlardır. ORMAN YÖNETİMİ, davaya taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliği ile Hazine adına tescili, HAZİNE davaya konu taşınmazların özel mülkiyete konu olacak taşınmazlardan olmadığını belirterek Hazine adına, … VE … ise, davacı …nin murisleri …, … ve … Münir Şereflinin, dava dışı … … isimli kişiye satmayı vaat ettikleri yerlerin bu defa anılan kişi tarafından 1991 ila 1994 yılları arasında düzenlenen sözleşmelerle kendilerine satışın vaat edildiğini belirterek Ayten’e ait payın 1/2 oranında adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Davalılar ise, taşınmazların kendilerine ait olduğunu; davacıların taşınmazlarda mülkiyetlerinin söz konusu olmadığını, dayandıkları tapu kaydının hukuken geçerli bir tapu kaydı olmadığını bu nedenle de davanın reddi gerektiğini belirtmişlerdir.
Mahkemece, davacılar … ve arkadaşlarının ve katılan HAZİNE’nin davasının REDDİNE, katılan davacı … YÖNETİMİNİN DAVASININ KABULÜ ile davaya konu taşınmazların ORMAN NİTELİĞİNDE HAZİNE ADINA TESCİLİNE, katılan
2010/179-2164
… ve …’ın dava dilekçelerinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİ ile görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren en geç 10 gün içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili MARMARİS ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine karar verilmiş, davalılar vekili ve katılan HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tesbit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ilan edilerek 24.07.1982 tarihinde aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların orman bütünlüğünde ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu, bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu gibi, bu niteliği ile 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00 TL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden alınarak, Hazine ve Orman Yönetimine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.