Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/1825 E. 2010/4972 K. 14.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1825
KARAR NO : 2010/4972
KARAR TARİHİ : 14.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, … köyü 361 parsel sayılı 130 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1944 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınrı içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 1997 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması 16.04.1970 tarihinde yapılan arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece, herhangi bir keşif ve uygulama yapılmadan ve çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman sınırları içinde ya da dışında olup olmadığı yine 1997 yılında ilan edilerek itirazsız kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığı da belirlenmeden on yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde, 3116 Sayılı Yasaya göre, 1944 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1997 yılında ilan edilerek itirazsız kesinleştiği anlaşılan 2/B uygulamasına ait orman tahdit harita ve tutanaklar ile 1970 yılında yapılan genel arazi kadastro paftaları ilgili yerlerden istenip dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra, bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla taşınmaz başında keşif yapılarak, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamalarına ait orman kadastro harita ve tutanakları ile 1970 yılında yapılan genel arazi kadastro paftası bilirkişiler aracılıyla yöntemince ayrı ayrı yerine uygulanmalı, bu haritaların ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de orman kadastro haritaları ölçeğine çevrilip herbir uygulama kroki üzerinde ayrı renklerle gösterilmek suretiyle birbiri üzerine çakıştırılarak aplike edilmeli, çekişmeli taşınmazın konumunu gösterir şekilde orman kadastro hattı ile irtibatlı kroki çizdirilerek keşfin izlenip denetlenmesi olanağı sağlanmalıdır.
1) Bu şekilde yapılacak uygulama sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenecek rapor ve krokide, çekişmeli taşınmazın yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı, daha sonra 1997 yılında yapılan 2/B madde uygulamalarına konu edildiğinin anlaşılması halinde, 1970 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında hata ile ikinci kere kadastrosu yapılıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934.-İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalılara hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının uygulanamayacağı, koşulları varsa davalıların bu taşınmazı satın alırken ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taşınmazı kendisine satanlardan geri alabileceği gözönünde bulundurularak tapu kaydının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/4. maddesi gereğince hali hazır niteliği ile kaydında “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer” belirtmesi de yapılarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmeli,
2) Yapılan uygulamada çekişmeli parselin orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde şimdi olduğu gibi davanın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 14/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.