YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1949
KARAR NO : 2010/2746
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACIlar : …-…-… GÖZALAN
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında…Köyü, … Mevkii 105 ada 19 parsel sayılı 7260,00 m², 20 parsel sayılı 8769,00 m², 21 parsel sayılı 5762,00 m², 22 parsel sayılı 7015,00 m², 23 parsel sayılı 5429,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, dava dışı 105 ada 18 nolu parsele uygulanan 1929 tarihli 17 tahrir nolu vergi kaydı miktar fazlası olarak 08.03.1993 tarihli komisyon kararıyla, tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacılar taşınmazların zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları ve davacılar yararına zilyetlik koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu 20 ve 21 sayılı parsellerin davacı … adına, 22 sayılı parselin davacı … Gözalan adına, 23 sayılı parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Bölgede tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu bulunmamaktadır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların dava dışı 18 nolu parselle birlikte davacılar tarafından ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığı, memleket haritasında bu alanların tarım alanı olarak görüldüğü, kültür arazisi olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, verilen karar dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazlar dava dışı 13 ve 18 nolu parsellerle bütün olup 18 nolu parsele uygulanan ve davacıların dayandığı 1929 tarihli 17 tahrir nolu vergi miktar fazlası olarak komisyon kararıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacılar vergi kaydına ve zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Dayanılan vergi kaydının batı sınırı çalılık okumakta ve eylemli durumda da taşınmazların batısında 105 ada 44 nolu orman parseli bulunmaktadır. O halde kayıt miktar fazlasının, vergi kaydının tesis tarihinden sonra keza 1959 tarihli memleket haritasından önce ormana el atma suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur. Bu tür yerler zilyetlik yoluyla kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemezler. Dayanılan vergi kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi gerekir. Vergi kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluştururlar. Vergi kaydı miktarı kadar yer 18 nolu parsel olarak davacılar ve murisleri adına tespit edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken … şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca davacılardan … ve … Gözalan tarafından 16.04.1993’de …kadastro mahkemesinin 1993/289 esas sayılı dosyasında açılan dava, mahkemenin 12.09.1996 günlü kararıyla dava dosyamız olan 1993/287 esas sayılı dosya ile birleştirildiği halde birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 04/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.