Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/20 E. 2010/3096 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/20
KARAR NO : 2010/3096
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü …mevkii 186 ada 1 parsel sayılı 10103,75 m2, 187 ada 1 parsel sayılı 5795,45 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … 187 ada 2 parsel sayılı 4474,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ocak 1938 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydıyla… 187 ada 3 parsel sayılı 10368,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 392 yazım numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …Köyü tüzel kişiliği, 187 ada 6 parsel sayılı 3666,23 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Temmuz 1957 tarih ve 22 sıra numaralı tapu kaydıyla ……adına, 187 ada 7 parsel sayılı 5997,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz K.Evvel 1323 tarih ve 31 sıra numaralı tapu kaydıyla Rabia tezcan adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların orman içi açıklık olduğu, özel mülkiyete konu teşkil edemeyeceği, tesbitlerinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli …köyü …mevkiinde bulunan 186 ada 1 ve 187 ada 1 sayılı parsellere ilişkin davanın kabul nedeniyle KABULÜNE, bu parsellerin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli diğer parsellere ilişkin davanın reddiyle bu taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından 187 ada 2, 3, 6 ve 7 sayılı parsellere ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında seri usulle … Devlet ormanında yapılıp, 30.11.1968 tarihinde ilan edilip, sonra dava tarihinden önce kesinleşmiş olan orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi, ziraat uzmanı bilirkişi raporları, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile çekişmeli parsellerin öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçek kişiler yararına oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle temyize konu …köyü 187 ada 2, 3, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davanın reddine ve bu parsellerin tesbit gibi tesciline karar verilmişse de;
Kabulün aksine, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarında, bu parsellerin toprak işlemesinin yapılmadığı, üzerinde seyrek meşe, ahlat ve birkaç adet zeytin ağacı bulunduğu, geçmişte tarla olarak kullanılmışsa da, son yıllarda bu şekilde kullanılması ekonomik olmadığından, hayvan otlatılarak kullanıldığı, çevredeki parsellerinde aynı yapıda olduğunun bildirildiği, yerel bilirkişi tarafından da, taşınmazların önceden tarla tarımında kullanıldığı ancak, son 20 yıldır tarla olarak kullanılmadığı, hayvan otlatılarak kullanıldığı bildirildiği halde, mahkemece sırf hayvan otlatılarak sürdürülen zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olmadığı, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış olsa da, taşınmazların bildirilen bitki örtüsü, eğimi ve çevresi itibariyle eylemli orman alanı olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı, eylemli orman alanı olan bulu taşınmazların da 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/h maddesi gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek davanın kabulüyle bu parsellerinde orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 11/03/2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.