Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2016 E. 2010/2374 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2016
KARAR NO : 2010/2374
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında …Köyü 209 ada 1 parsel sayılı 4656,33 m2 ve 209 ada 2 parsel sayılı 6827,73 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların orman alanına sınır olup devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 209 ada 2 numaralı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 209 ada 1 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, taşınmazın davalı …’e dedesinden, babasından kaldığı evveliyatından beri otlak olarak kullanılığı ve hiç ekilip biçilmediği bildirdiği gibi orman bilirkişi ve ziraatçı bilirkişilerde taşınmaz içinde pırnal incir ve ahlat ağaçlarının bulunduğunu, 25-30 yıldır tarımsal amaçla kullanılmadığı için üzerinde … formunda ağaççıklar oluştuğunu zeminin otlarla kaplı olduğunu bildirmişlerdir. Tespit edilen bu bulgulara göre dava konusu taşınmazın hak sahibi olduğu iddia edilen tespit maliki ve murisleri tarafından Hiçbir zaman tarımsal amaçla kullanılmadığı sabittir. Dava konusu taşınmazın hali arazi niteliğinde olduğu, hiçbir zaman tarım alanı olarak kullanılmadığı ve yer yer pırnal meşesi ve ahlak ağaçları ile kaplı olup çayırlık niteliğinde olmadığı, mücerret hayvan otlatmanın da ekonomik amaca uygun kazanmayı sağlayan zilyetlik sayılamayacağı göz önünde bulundurularak hazinenin bu parsele yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile 209 ada 2 parsele yönelik hükmün ONANMASINA,
2. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile 209 ada 1 parsele yönelik hükmün BOZULMASINA 01.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.