YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2041
KARAR NO : 2010/2495
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… Beldesi 444 parsel sayılı 2000 m2 ve 448 parsel sayılı 4900 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğinde davalı adına tapuda kayıtlıdır. Tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazların tamamının 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır. Hazine, taşınmazların tamamının öncesinin orman olduğunu, 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B madde uygulaması sınırları içinde kaldığını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 448 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 4813.97 m2’lik bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine; davanın açılmasına davalı sebep olmadığından ve dava konusu taşınmaz orman tahdit sınırları içine alındıktan sonra davalının tapusu oluştuğundan davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aynı nedenle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, taşınmazın kalan bölümleri hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine ve davalı tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/07/2008 gün ve 2008/7235 – 2008/10152 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında “yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı, HYUY.nın 94. maddesinde davayı kabul eden tarafın da mahkum olmuş gibi mahkeme masraflarını ödemeye mecbur olduğu, aleyhine hüküm kurulan tarafın hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması halinde mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacağı, anılan yasa hükmünün bir istisna maddesi olup davanın kabulü durumunda ve belirtilen şartların oluşması halinde uygulanabileceği, kararın bu yönü ile doğru olmadığı gibi çekişmeli 444 sayılı parsel hakkında da olumlu ya da olumsuz hiçbir hüküm kurulmadığı, Hazinenin bu parselle ilgili istemine bir cevap verilmediği“ belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 444 sayılı parselin tamamı ile 448 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 4813.97 m2’lik bölümünün tapusun iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, bu yerlerin tapu kaydının beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan saha olduğunun şerh verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; bu karar davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1942 yılında 4785 Sayılı Yasa nazara alınmaksızın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu ile 13.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 02/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.