Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2072 E. 2010/5593 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2072
KARAR NO : 2010/5593
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, … Köyü 136 parsel sayılı 27753 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, izalei şuyu davası sonucu oluşan taksim ilamına dayanılarak … … adına tespit edilmiş olup halen davacı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı vekili, 136 parsel sayılı taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosu sırasında 2/B uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını, taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığını, 2/B uygulamasının iptali talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2008 tarihinde yapılan 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 2005 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın 6642 m2′ lik kısmının orman sınırları içinde bırakıldığı, 2008 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 1954 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın 6642 m2’lik kısmı daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davacıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı, sicilin
oluştuğu tarihden itibaren 6642 m2’lik kısım yönünden mülkiyet hakkının doğmadığı, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, farklı bir gerekçeyle reddi doğru değilse de, redde ilişkin hüküm sonuç olarak doğru olduğundan, usul ve yasaya uygun olan hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/son. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.