Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2078 E. 2010/4949 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2078
KARAR NO : 2010/4949
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; kurulan 20.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.09.2009 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ile karşı taraftan katılan … Yönetimi vekili Avukat … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, Yenicekale Köyünde maliki bulundukları yaklaşık 85.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlarının orman kadastrosu sırasında 35.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün 19 sayılı iç poligon olarak orman sınırı dışında bırakıldığını, geriye kalan 50.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman olmadığı halde orman sınırı içine alındığını ileri sürerek, orman sınırlandırmasının iptali istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlar yargılama sırasında, dava konusu yer hakkında genel arazi kadastrosu yapılarak, 151 ada 888 parsel numarası ile 42252,54 m2 yüzölçümünde ve tarla niteliği ile … … VE … adına tutanak düzenlendiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır
Mahkemece davanın REDDİNE, dava konusu … Köyü 151 ada 888 parsel sayılı taşınmazın, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu nedeniyle malik hanesi açık bırakılması gerekirken, kadastro tespit tutanağının malik hanesi doldurulmuş ise de; dava konusu taşınmazın malik hanesi boş kabul edilerek (yanlış tutulan tutanağın iptali ile) orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … VE ARKADAŞLARI tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman kadastrosunun iptali ve genel arazi kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 14/02/2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, Orman Mühendisi … ve … bilirkişi … …’in 03.11.2008 günlü raporlarına ekli 12.11.2008 tarihli krokide davaya konu taşınmazın (B, C,D, F, H, L) ile işaretli bölümlerinin halen fiilen eylemli orman olduğu, yine aynı raporda (B, C, D, F, L) ile işaretli bölümlerinin ise eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında ibreli orman ağaçları ile kaplı alanda göründüğü, her ne kadar (E, G, J, M) ile işaretli bölümler eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında açık alanda görülmekte ise de, davacının dayandığı tapu miktarı gözönünde bulundurulduğunda tapu miktar fazlası olup, tapu kapsamı dışında olduğu
anlaşıldığından, bu bölümlerin bitişikteki 151 ada 1162 numaralı orman parseline ilavesi ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacıların sözü edilen krokide davaya konu taşınmazın (B, C, D, E, F, G, H, J,L, M) ile işaretli bölümleri hakkındaki temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümler hakkındaki hükmün ONANMASINA karar verilmesi gerekmiştir.
2- Çekişmeli taşınmazın aynı bilirkişilerin 12.11.2008 günlü krokisinde (A) ile işaretlenen 34951,95 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının gelince; bu bölümünün tamamının orman kadastrosu sırasında orman sınırı dışında 19 numaralı poligon olarak belirlenen orman dışı iç poligon içinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; kadastro tespiti sırasında 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/403 sayılı dosyada dava konusu olduğundan orman sınırının kesinleşmemiş olması nedeniyle 24.01.2008 tarihinde 42252,54 m2 yüzölçümüyle malik hanesi açık bırakılarak tespit edildiği ve orman kadastrosuna itiraz davasında davacıların şimdi dayandıkları Haziran 2004 tarih 1 numaralı tapu kaydının sınırlarını yazarak orman kadastrosuna itiraz ettikleri anlaşılmaktadır. Yapılan uygulamada 151 ada 888 sayılı kadastro parselinin 12.11.2008 günlü krokide (B) işaretli 6541,48 m2 ve (C) işaretli 759,11 m2 olmak üzere toplam 7300,59 m2’lik bölümünün eylemli orman olduğu belirlendiğinden, geriye (A) işaretli 34951,95 m2 bölümü üzerinde öncesi itibarıyla ve fiilen orman örtüsü bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece (A) işaretli bu bölümün orman içi açıklık olduğu kabul edilerek orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verildiyse de, dava konusu taşınmazın batı sınırı …-Kahramanmaraş Karayoluna dayanmaktadır. Sözü edilen karayolu 1956 tarihli memleket haritasında da görülmektedir. Ayrıca davacılar Haziran 2004 tarih 1 numaralı 27560,16 m2 yüzölçümlü Kanlıbelen mevkiindeki doğusu … … tarlası, batısı; … oğlu … tarlası, kuzeyi; Fakıların tarlası güneyi; karatut ve yol olan 1/3’… pay ile …, …, … adına kayıtlı T. Sani 1929 tarih 11 numaralı sicilden gelen tapu kaydına dayanmaktadır. 1956 tarihli memleket haritasında dahi taşınmazın bulunduğu yer, tapu kaydının mevkii olan Kanlıbelen tepesi olarak yazılıdır. Tapu kaydının kadastro sınırındaki başka parsele revizyon görmediği anlaşılmaktadır. O halde, Arap harpleri (eski yazı) olduğu anlaşılan T. Sani 1929 tarih 11 numaralı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden getirtilerek, yeniden yapılacak keşifte, yerel bilirkişiler ve … ehli aracılığı ile … parsellerin dayanakları ile denetlenerek sabit sınırdan başlamak suretiyle yöntemince uygulatılmalı, uygulamada komşu yada yakın komşu parsellere ait tespit tutanağı ve revizyon tapularından yararlanmalı, bilinmeyen sınırlar yönünden davacılara tanık dinletme olanağı tanınmalı, sınırda orman bulunduğundan tapu kaydının 27560,16 m2 olan yüzölçümüne 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi hükmüne göre miktarıyla geçerli kapsam belirlenmeli, kapsam belirlenirken eskiden beri tarım arazisi olan batıdaki yol sınırı sabit sınır kabul edilerek, ormana yakın olan ve yüksek eğimli olup, son zamanda tarla haline getirilen bölümlerin tapu kapsamında olmayacağı gözönünde bulundurulmalı, yapılan uygulama uzman bilirkişiler tarafından krokiye yansıtılmalı, 3402 Sayılı Yasanın 32/3. maddesi hükmü gözönünde bulundurularak bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: 1-) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; Orman Mühendisi … ve … bilirkişi … …’in 03.11.2008 günlü raporlarına ekli 12.11.2008 tarihli krokisinde,davaya konu taşınmazın (B, C, D, E, F, G, H, J,L, M) ile işaretli bölümleri hakkındaki yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA
2-)Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı … … VE ARKADAŞLARININ Orman Mühendisi … ve … bilirkişi … …’in 03.11.2008 günlü raporlarına ekli 12.11.2008 tarihli krokisinde,davaya konu taşınmazın (A) ile işaretli bölümü hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.