YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2082
KARAR NO : 2010/6380
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Merkez … Köyü … mevkii 211 ada 1, … mevkii 225 ada 39, … mevkii 237 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 4697,66 m2, 16785,81 m2, 6564,90 m2 ve 8735,56 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, … oğlu … zilyetliğindeyse de, … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.01.2000 gün ve 1040 sayılı kararı ile kabul edilen … Tarihi Siti içinde kaldığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parsellerin davalı Hazine adına olan kadastro tesbitinin iptaline ve … mirasçılarının miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Davacının davası zemine yöneliktir. Davalı Hazine tarafından muhdesata yönelik olarak bir dava açılmamış Hazine açılan davaya katılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlar kadastro tutanaklarında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı taraf vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların adına tescili gerektiğini öne sürüp dava açmıştır.
Kültür Bakanlığı … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.01.2000 gün ve 1040 sayılı kararıyla; … ve … İllerin sınırlarında kalan ve 22.10.1981 gün ve 17492 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, Bakanlar Kurulunun 31.08.1981 ün ve 8/3580 sayıl kararı gereğince, ekli haritada … ve … Tanıtma Merkezlerinin 500 metrelik bantla bir biriyle bağlanması ile oluşturulan Başkomutanlık tarihi Milli Parkının … kısmının, … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 03.04.1990 gün ve 1067 sayılı kararına uygun olarak, tarihi sit alanı olarak tescil edildiği; ancak,
… kısmının değerlendirilmediğine değinilerek, Başkomutanlık Milli Parkının … İli sınırlarında kalan … kısmının tescili ile ilgili, … Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 03.04.1990 gün ve 1067 Sayıl Kararının geçerli olduğu ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını koruma Yüksek Kurulunun 19.04.1996 gün ve 421 sayılı kararına göre işlem yapılması uygun görülmüştür.
Mahkemece sit alanlarını belirleyen haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, Başkomutanlık Milli Parkının … bölümü için ilan edilen ve tescil edilen sit alanı içinde kaldığı ancak, davacı taraf yararına kadastro tesbit gününden önce, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuşsa da, 2873 sayılı Milli Parklar Yasasının 15. maddesi ile bu kanun kapsamına giren yerlerin özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde tapuya tescili ve zilyetlik yoluyla kazanılması olanağı bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken (Hukuk Genel Kurulunun 09.11.1988 gün ve 1988/8-542 E., 893 K. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 05.05.2003 gün ve 2002/8569 E, 2003/3161 K., 12.07.2005 gün ve 2005/3703 E, 2005/5342 K. 7. Hukuk Dairesi 17.02.2004 gün ve 2003/3655 E, 2004/440 K, 1. Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün ve 2008/6404 E, 2008/8270 K sayılı kararları bu yöndedir), eksik incelemeyle davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 13/05/2010 günü oybirliği ile karar verildi.