Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2108 E. 2010/2997 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2108
KARAR NO : 2010/2997
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 14 parsel sayılı 66.541,41 m2 yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 24.06.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 25976,87 m2’lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına, (B) ile gösterilen 40564,54 m2’lik kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmış, taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
1- Davalı …’ın taşınmazın (A) ile gösterilen 25.976,87 m2’lik bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden;
Her ne kadar davalı … hükmü temyiz etmiş ise de, H.Y.U.Y.’nin 434. maddesi gereğince temyiz harcını yatırmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- Davacı … Yönetiminin taşınmazın (B) ile gösterilen 40.564,54 m2’lik bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, taşınmazın bu bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle orman yönetiminin davası reddedilmiş ise de, dosya arasındaki memleket haritasında çekişmeli taşınmazın ormanın devamı ve kayalık niteliğinde görüldüğü, taşınmazın batıdan 101 ada 1 sayılı orman parseli, kuzeyden ise Hazine adına ham toprak niteliği ile tespit gören 101 ada 15 sayılı parsel ile çevrili olduğu, bu parsel hakkında dava olup olmadığının araştırılmadığı, hükme esas alınan orman bilirkişi … Okatan tarafından hazırlanan raporun matbu olduğu, Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan yöreye ait 44 adet dosya ile yine Dairede daha önce temyiz incelemesi yapılan bu yöreye ve başka yörelere ait çok sayıda dosyaya aynı raporun konulduğu, bilgisayarda yazılan raporun kes-yapıştır yöntemiyle hemen hemen aynı bilgilerle bütün dosyalara konulduğu, öyle ki … yöresine ait bazı dosyalarda Karadeniz yöresine ait bitkilerin yetiştirildiğinden bahsedildiği, yine Hazine adına ham toprak niteliği ile tespit gören büyük parsellerde dahi mısır, fasulye gibi ürünlerin ekildiğinden bahsedildiği, dava konusu edilen her taşınmazın özelliklerinin ayrı ayrı değerlendirilerek tartışılması yerine aynı raporun kes yapıştır yöntemiyle bütün dosyalara konulduğu, bir tek rapor ile ülkenin değişik yörelerinde bulunan pek çok taşınmazının özelliklerinin belirtilmesi yoluna gidildiği, bu yönüyle hükme esas alınan raporun gerçeklikten ve bilimsellikten uzak ve afaki olduğu, bu haliyle raporun taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı anlaşılmaktadır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. O halde;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilmeli, taşınmaza komşu 101 ada 15 sayılı parsel hakkında dava olup olmadığı araştırılarak varsa o davanın sonucu beklenmeli,, ondan sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bendde açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile taşınmazın (B) ile gösterilen 40.564,54 m2’lik bölümü yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.