YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2136
KARAR NO : 2010/5461
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 222 ada 3 parsel sayılı 23.403 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliğinde Mart 1954 tarih 12 nolu tapu kaydı nedeniyle davalılar adına tespit edilmiş, davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunudğu yerde 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 07.06.2002 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılarak 28.02.2008 tarihinde ilanl edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın 3573 Sayılı Yasaya göre oluşturulan zeytincilik tapusu kapsamında kaldığı belirlenerek, 6831 Sayılı Yasanın 1/I maddesine göre “sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince devlet ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş yabani zeytinliklerin orman sayılmayacağı” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 28.02.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4086 Sayılı Yasa ile değişik 3573 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre şerh konulmamış olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. paragrafından sonra gelmek üzere “davalı adına tescil edilecek 222 ada 3 sayılı parselin kütüğünün beyanlar hanesine bu parsel 3573 sayılı Zeytincilik Islah Yasası gereğince verilmiş olduğundan, bu yasanın 4086 Sayılı Yasa ile değişik 3. maddesi gereğince hiçbir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras hariç bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi halde Hazinece geri alınır şeklinde şerh verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. md.si gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 21/04/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.