Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2270 E. 2010/5445 K. 21.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2270
KARAR NO : 2010/5445
KARAR TARİHİ : 21.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, … Köyü 87 ada 21 parselin ifrazından oluşan 3032 ada 7 ve 8 (307 ve 308 m2) parsel sayılı taşınmazların tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, yörede 1986 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmaz 1979 yılında 9 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan çalışmada orman sınırları dışında bırakılmışsa da 9 numaralı komisyon üyelerinin, orman sınırı içine alınması gereken taşınmazları görevlerini kötüye kullanmak suretiyle dışarıda bıraktıkları belirlenerek … Asliye Ceza Mahkemesinin 1987/531 sayılı dosyasında yargılandıkları,bunun üzerine 1986 yılında yeniden çalışmaya başlayan 36 numaralı orman kadastro komisyonunca taşınmazların orman sınırı içine alındıkları, 1984 yılında yapılan arazi kadastrosunda, çekişmeli taşınmazların geldisi olan 87 ada 21 parselin 235754 m2 yüzölçümüyle i tarla niteliğiyle … adına tescil edildiği ve daha sonra 1987 yılında imar uygulaması yapıldığı,18.08.2004 tarihinde davalılara satılarak tapu kaydı oluşturulduğu, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı,çekişmeli parsel ve diğer pek çok parsel hakkında Belediye tarafından orman kadastrosunun iptali için 1987 yılından itibaren açılan davalar hakem sıfatıyla görülüp sonuçlandırılmışsa da dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 Sayılı Yasanın 26/2. maddesi gereğince kadastro işlerinde 3533 Sayılı Hakem Yasasının uygulanma olanağının bulunmadığı, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak dava açtığından, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı,
orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai), mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,koşulları varsa devredene karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanabileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.