Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/23 E. 2010/3102 K. 11.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/23
KARAR NO : 2010/3102
KARAR TARİHİ : 11.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.02.2009 gün ve 2008/15653-1988 sayılı Bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de yörede orman kadastrosunun 1971 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan Beşikdağ serisi yönünden seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı, Orman kadastrosunun ilanının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü bulunduğu, bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazlar yönünden kadastro komisyonlarınca inceleme yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikte taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası, hava fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gerektiği, bu nedenle, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planının çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanması, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı bulunmadığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmesi, yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi kapsamında orman içi açıklığı olup olmadığının belirlenmesi, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/4. Maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı, aynı yönetmeliğin 26. Maddesinin 2. Paragrafı gereğince bu tür yerlerin sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağının gözetilmesi,” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda bu kez davanın REDDİNE, çekişmeli Baharlar Köyü Kocabayır mevkiinde bulunan 138 ada 4 sayılı parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1971 yılında seri usülde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasında, hava fotoğrafında ve amenajman planında ne şekilde nitelendirildiği saptanmamışsa da;
Bozma kararından önce yapılan keşifte tutanağa geçirilen mahkeme gözlemi, teknik bilirkişi raporları, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla, çekişmeli parselin, meşe, kızılçam ve ahlat ağaçları ile kaplı olduğu saptandığına göre, Mahkemece çekişmeli parselin eylemli orman sayılan yerlerden olduğu, kadastro tesbitine esas alınan vergi kaydının mülkiyet belgesi olmadığı, çekişmeli parsel güneyden devlet ormanına sınır olduğundan, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasında yer alan 1/F ve 1/G bentlerinin ve aynı fıkranın diğer betlerinde sayılan ayrık durumların hiç birinin somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı,6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 1. fıkrasında yer alan “Tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.” Hükmü gereğince çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu, yörede orman kadastrosunun 1971 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan Beşikdağ serisi yönünden seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı, Orman kadastrosunun ilanının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından ıttıla hasıl oldukta hemen orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü gereğince, yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazlar yönünden kadastro komisyonlarınca inceleme yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceği, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/h. Maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı, aynı yönetmeliğin 26. Maddesinin 2. Paragrafı gereğince bu tür yerlerin sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı gözetilerek, öncelikle çekişmeli parsel için Hazine tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu savıyla dava açılıp açılmadığı araştırılarak, açılmış ise davalar birleştirildikten sonra davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.