YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2357
KARAR NO : 2010/5702
KARAR TARİHİ : 03.05.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 201 ada 1 parsel sayılı 8146,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla ve ağaçlık niteliği ile Nisan 1970 tarih 84 nolu tapu kaydı ile ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dava konusu taşınmaz, yörede 2008 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında tarla ve ağaçlık niteliği ile Nisan 1970 tarih 84 nolu tapu kaydı ile davalı adına tespit edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sırasında mahalli bilirkişi yardımıyla dayanak tapu kaydı zemine uygulanmış, doğusu, batısı ve kuzeyi fundalık olan yerin halen zeminde orman olduğu, doğusunda okunan Mutuş … arazisinin ise taşınmazın güneydoğusunda …soyisimli kişilere satılan 1, 2 ve 3 parseller olduğunu bildirilmiştir. Bu durumda tapu kaydı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere değil 1, 2, 3 parsellerin batısındaki alana uymaktadır. Bu alan da … fotoğraflarına göre koyu renkli yani orman sayılan alana isabet etmektedir. Bu durumda; tapu kaydı dava konusu taşınmaza uymaz ve taşınmaz paftasındaki konumuna göre dört tarafı ormanla çevrili orman içi açıklığı konumundadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü … ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan
yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi ile
“Orman sınırları içerisinde kalan veya orman sınırı dışına çıkartılan alanlarda;
a) Tapulu yerlerin,
b) İskan suretiyle verilen yerlerin,
c) Toprak tevzi yoluyla verilen yerlerin,
başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tespit ve tescil edilir.”Hükümleri yürürlüğe konuldu.
Ancak; birinci fıkradaki “bu yerlerin zilyetleri adına tescil edileceği” hükmü ile 2. fıkrasındaki “tapulu yerlerin” kişiler adına tescil edileceğine ilişkin hüküm … Kadastro Mahkemesinin başvurusu ile Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 sayılı kararıyla,
İkinci fıkradaki “iskan suretiyle” verilen yerlerin hak sahipleri adına tespit ve tescil edileceğine ilişkin hüküm 8. Hukuk Dairesinin başvurusuyla Anayasa Mahkemesinin 14.03.1989 gün 1988/35-13 sayılı kararıyla,
Yine ikinci fıkradaki orman sınırı içinde kalan toprak tevzi yoluyla verilen yerlerin hak sahipleri adına tespit ve tescil edileceğine ilişkin hüküm Susurluk Kadastro Mahkemesinin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin 13.06.1989 gün 1989/7-25 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine 03.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.