Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2373 E. 2010/3815 K. 24.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2373
KARAR NO : 2010/3815
KARAR TARİHİ : 24.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

2006 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 317 ada 18 parsel sayılı 4.956,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden ham … niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı …, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın yaklaşık 1.000 m2 yüzölçümlü bölümünün adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın eğiminin yüksek olduğu, erezyona meyilli olduğu, taşınmazın sürülerek ekilmesi halinde daha fazla erezyona maruz kalacağı, eğimli, su ve … erezyonuna açık şekilde sürdürülen zilyetliğin süresi kaç yıla ulaşırsa ulaşsın 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların davacılar yararına oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın ham … niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 20.03.2002 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece dava konusu taşınmazın eğiminin yüksek olduğu, erezyona meyilli olduğu, taşınmazın sürülerek ekilmesi halinde daha fazla erezyona maruz kalacağı, eğimli, su ve … erezyonuna açık şekilde sürdürülen zilyetliğin süresi kaç yıla ulaşırsa ulaşsın 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşulların davacılar yararına oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise ziraat mühendisi Gülşen Tombak tarafından düzenlenen rapor ve ek raporda çekişmeli taşınmazın eğiminin % 20 – 25 olduğu, eğiminin yüksek olmasına rağmen zeytin yetiştirilebileceği, davalı yerde ve … arazilerde zeytin tarımı yapıldığı, taşınmazın kadim tarım arazisi olduğu, en az 30 – 40 yıldır tarım yapıldığı açıklanmıştır. Mahkeme hakimince imzalanarak dosyaya konulan fotoğraflardan da çekişme konusu yerin taşlık olarak gözüken yer mi yoksa buğday ekili ve zeytin ağacı … yer mi olduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemenin gerekçesi dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Salt taşınmazın eğiminin yüksek oluşu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Bu sebeplerle, davacı kişi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açtığına göre davacı yararına 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. Maddeleri gereğince imar – ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin olarak 1980-1985 yıllarına ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik … fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte … fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, …, ziraat ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı kişi ile eklemeli zilyetler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.