YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/239
KARAR NO : 2010/2825
KARAR TARİHİ : 08.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetliğin korunması ve haksız elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle:…Köyü, …Mevkiinde bulunan ve hudutları … taşınmazın zilyedi olduğunu ve Hazineye haksız işgal tazminatı ödediğini, 2002 yılında bu taşınmazın Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce 3083 Sayılı Yasa hükümlerine göre davalıya kiraya verildiğini, ancak; Milli Emlak Müdürlüğünce 2006 yılında yapılan inceleme sonucu dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunun ve 2924 Sayılı Yasa kapsamında değerlendirileceğinin belirlenmesi üzerine, Tarım Reformu … Bölge Müdürlüğünce kira sözleşmesinin iptal edilerek 25.09.2006 tarihinde uygulamaya son verildiğini, taşınmazın kendisine teslimi konusunda yaptığı başvurunun da sonuçsuz kaldığını, bu nedenle davalının haksız müdahalesinin önlenmesi ile üstün hakka sahip olması nedeniyle zilyetliğin davacıya verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; taşınmazın davalıya 2002 yılında 3083 Sayılı Yasa hükümlerine göre kiraya verildiğini, Medeni Yasanın 934. maddesine göre zilyedin davalı olduğunu, taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olmayıp Hazinenin malik olduğunu, tasarruf hakkının Hazineye ait olduğunu ve davacının Medeni Yasanın 987. maddesine göre korunmaya değer üstün bir hakkının ve zilyetliğinin olmayıp, bu hakkının ve zilyetliğinin davalıya ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Medeni Yasanın 984. maddesinde anılan 2 ay ve 1 yıllık hak düşürücü sürelerin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Yasanın 937 ve 987. maddelerine göre açılan zilyetliğin korunması ve haksız elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğu ve nitelik kaybı nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman kadastro sınırları dışına çıkartıldığı, çıkarma işleminden sonra Hazine adına tapuya 6431 parsel numarasıyla ve 400 Hektar 2750 m2 yüzölçümüyle 1981 yılında tescil edildiği, daha sonra 1993 yılında yapılan ifraz sonucu 3.977.293 m2 yüzölçümüyle 7130 nolu parsel olarak yine Hazine adına tescil edildiği, davacının taşınmazı kullanmasından dolayı Hazine tarafından kendilerinden haksız işgal tazminatı alındığı, ancak daha sonra Bakanlar Kurulununun 27.04.1996 gün 8154 sayılı kararı ile 3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Yasası uyarınca uygulama alanına alındığı ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce 3083 Sayılı Yasa hükümlerine göre 28.02.2002 günlü kira sözleşmesiyle davalıya kiralandığı ve bu tarihten itibaren davalı tarafından kullanılmaya
başlandığı; ancak, taşınmazın orman rejimi dışına çıkartılan 2. madde alanı kapsamında olduğunun belirlenmesi üzerine taşınmazın 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre değerlendirilmesi gereken yerlerden olduğunun belirlenmesi üzerine kira sözleşmesinin iptal edildiği, davacının Medeni Yasanın zilyetlik hükümlerine göre zilyetliğin korunması amacıyla bu davayı açtığı, Medeni Yasanın 984. Maddesinde anılan 2 ay ve 1 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği, Hazinenin davalı ile yaptığı kira sözleşmesini iptal etmesinin davacıya bir hak sağlamayacağı belirlenerek, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.