Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2505 E. 2010/5836 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2505
KARAR NO : 2010/5836
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 196 ada 3 parsel sayılı 10.453,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, maliki belirlenemediğinden tarla niteliği ile Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı taşınmazların … yıllardır zilyetliğinde olduğunu, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğu belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, uzman bilirkişi raporunda taşınmazın eğiminin % 30 olarak belirtildiği ve taşınmazın eylemli çalılık niteliğinde olduğu, rapora ekli 1984 tarihli memleket haritasında da çalılık rumuzlu yeşil renkli alanda kaldığı, buna göre; eğimi % 12’den fazla olan, maki cinsi ağaççıklarla kaplı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının (J) bendinin karşı kavramı gereğince, orman sayılan yer olarak kabul edilmesi gerektiği, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 (a) ve (j) maddesi ile aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince “komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı”, bu nedenle çekişmeli parsel seri bazında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi “gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olması nedeniyle” her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı gözetilerek, davanın reddi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulü yolunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.05.2010 günü oybirliği ile karar verildi.