Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/255 E. 2010/3415 K. 17.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/255
KARAR NO : 2010/3415
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın mera ve tapu kaydının iptal ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ve …Ktk. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, …Köyü 66 ve 129 (429) parsel sayılı 351.350 m2 ve 1300 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan, 66 parsel mera niteliği ile davalı köy adına tespit edilip özel siciline kaydedilmiş, 129 parsel tarla niteliğiyle Emine … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların yörede 1944 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan kayıtların iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 66 sayılı parselin, 08.05.2009 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde E ile gösterilen 338.334 m2 lik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, A-B-C ve D kısımları ile 129 sayılı parsele açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi, Hazine ve …Köyü tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın mera ve tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Arazi kadastrosu 1973 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
1) Dava konusu 66 sayılı parsele yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (E) işaretli bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, A-B-C ve D işaretli bölümlerinin ise orman sınırları dışında kaldığı anlaşıldığına, orman sayılan bölümlerin 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka
-2-

2010/255-3415

bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğundan yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Orman Yönetiminin 429 (yanlışlıkla 129) sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı … Yönetimi 18.03.2007 tarihli dava dilekçesinde; 66 ve 129 sayılı parsellerin yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığını belirterek kayıtlarının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Ancak; 22.05.2007 tarihli oturumunda davacı … Yönetimi vekili, davalarının …Köyü 66 ve 429 sayılı parsellere yönelik olduğu halde, dava dilekçesinde yanlışlıkla (429) yazılacağı yerde, 129 sayılı parselin dava edildiği belirtilerek dava dilekçesindeki bu maddi hatayı düzeltilmiştir. Mahkemece bu durum dikkate alınmadan tüm araştırma ve incelemeleri dava konusu edilmeyen 129 sayılı parsel de yapılmış, bu parsel hakkında hüküm kurulmuş, asıl dava konusu edilen 429 sayılı parsel hakkında hiç bir araştırma ve inceleme yapılmamış ve bu parsel hakkında hüküm de kurulmamıştır. Bu nedenle, dava konusu olmadığı halde, mahkemece istem dışına çıkılarak 129 parsel hakkında hüküm kurulmuş olması hukuken yok hükmünde olup hükmün bozulması gerekmiştir.
O halde, mahkemece dava konusu edilen …Köyü 429 sayılı parsele ait tapu kaydı getirtilmeli, tapu kaydı malikinin Hazine veya …Köy Tüzelkişiliği değilse ıslah ile davanın tarafının değiştirilemeyeceği dikkate alınarak bu parsele yönelik davanın husumet yönünden reddine karar verilmeli, 429 sayılı parsel maliki davalı Hazine veya …Köy Tüzelkişiliği ise, davanın esasına girilerek tarafların iddia ve savunması çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1-Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 66 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel yönünden hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Köy Tüzelkişiliğine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin 429 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 17.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.