Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2551 E. 2010/5356 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2551
KARAR NO : 2010/5356
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 198 ada 29, 32, 33, 34, 38, 39, 43 ve 44 parsel sayılı sırasıyla 609,39 m2, 1460,48 m2, 526,05 m2, 320,71 m2, 847,49 m2, 1501,90 m2, 312,97 m2 ve 813,92 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, 44 parsel … …, diğer parseller davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … YÖNETİMİ, davaya konu taşınmazların orman sınırı içinde ve orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, 16/06/2008 gün ve 2007/211-2008/137 sayılı karar ile 44 parsele yönelik davanın kabulüne, diğer parsellere yönelik davanın reddine, çekişmeli 44 parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına, 29, 32, 33, 34, 38, 39 ve 43 parsellerin tespit gibi davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından ret edilen parseller yönünden ve davalılardan … … tarafından ise 44 parsele yönelik olarak temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2009 gün ve 2009/495- 2009/3054 sayılı karar ile, (1- Davalı … …’in 198 ada 44 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkında verilen hükmün onanmasına, 2- Davacı … Yönetiminin … Köyü 198 ada 32, 34, 38, 39, 43 parsellere yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre çekişmeli taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından, resmi belgelere ve kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada; orman tahdidi dışında, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarına göre de orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan bu parseller hakkındaki hükmün onanmasına, 3- Davacı … Yönetiminin dava konusu olan 198 ada 29 ve 33 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosunun 1947 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmakla, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkartılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Sınırlama Dışı Kalan Ormanlar İçin Yapılacak İşlemler” başlıklı 128. maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan devlet ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından, ıttıla hasıl olduktan hemen sonra orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmünün bulunduğu,bu durumda; yörede seri usulde yapılan orman kadastrosunda, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanlarının orman kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılamadığı ve niteliği belirlenmediğinden o yerde orman kadastrosunun yapılmış sayılmayacağı, bir başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikte taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası, … fotoğraflarının ve amenajman haritasının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesinin gerektiği nedeniyle; mahkemece yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, taşınmazların 1959 tarihli memleket haritasında ve 1955 tarihli … fotoğraflarında tamamının orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden, bu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi) gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın REDDİNE, davaya konu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1947 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Yapılan incelemede mahkemece 12/8/2009 tarihli duruşmada Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.02.2009 gün ve 2009/495- 2009/3054 sayılı bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bozma kararına uymak suretiyle, bozma gereğince işlem yapma ve karar verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine karar verme sonucunu doğuracak bir olgudur ve buna usuli kazanılmış hak veya usule ait müktesep hak denilmektedir. Yerel mahkemenin doğru bularak uyduğu veya kanun gereğince uymak zorunda olduğu bozma kararı ile daha önce mahkemenin o dava hakkındaki usul ve kanuna aykırı olarak verdiği kararının, usul ve yasaya uygun olacak uygun bir sonuca ulaşılmasını sağlar. Buna aykırı karar verilmesi, usul ve kanuna uygunluktan uzaklaşılması anlamına gelir. Böyle bir sonuç kabul edilemez. Usul Kanunumuzda usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de, kararın temyizi edilmesi sonucunda verilen bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamanın yanı sıra, mahkemelerden verilecek karalarda hukuki istikrarın sağlanması amacına ulaşılması için uygulamada kabul edilmesi nedeniyle,usuli kazanılmış hak kavramı, kamu düzenine ilişkin ve usul hukukunun dayandığı ana esaslardandır. Usuli kazanılmış hak için kanunda açık hüküm bulunmaması, onun kabul edilmemesini gerektirmez.
Bozmaya uyulması ile davacı … Yönetimi yararına oluşmuş bulunan usuli kazanılmış hak ihlal edilecek biçimde karar verilemez. O Halde; mahkemece bozma öncesinde yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, çekişmeli taşınmazların tamamının 1959 tarihli memleket haritasında ve 1955 tarihli … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden, bu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.