Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2566 E. 2010/3460 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2566
KARAR NO : 2010/3460
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri taşınmazların muris babaları tarafından satın alınan ve zilyetliklerinde bulunan yerler olduğunu belirterek muris … … mirasçıları adına tapuya tescilini istemişlerdir. Davanın devamı sırasında dava konusu yerler hakkında 101 ada 492 nolu ve 101 ada 493 parsel sayısı ile kadastro tutanağı düzenlenince 3402 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca tutanaklar mülkiyet haneleri davalı olarak Kadastro Mahkemesine gönderilmişlerdir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu 101 ada 492 parselin … Bilirkişinin 16.02.2009 tarihli rapor ve ekli krokisinde A ile gösterilen 432,08 m²’lik alan ile B ve F ile gösterilen toplam 1129,09 m²’lik yerlerin payları oranında gerçek kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline, C ile gösterilen 236,65 m²’lik kısmın yol olarak tespit dışı bırakılmasına, her ne kadar 101 ada 493 parsel sayılı taşınmaz davalı olarak gönderilmiş ise de kadastro tespitinden önce F ile gösterilen 23,57 m²’lik kısmın dışında kalan ve D ile gösterilen 373,04 m²’lik bölümün davalı olmadığı anlaşılmakla D ile gösterilen 493 parsel sayılı taşınmaz tutanağının Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Bölgede 27.12.2000 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 101 ada 492 nolu parselin (A) ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin 101 ada 492 nolu parselin (A) ile gösterilen bölümüne yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece, zilyetlik koşulları oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 101 ada 492 parselin … bilirkişinin 16.02.2009 günlü rapor ve krokisinde (B) ve (F) ile gösterilen toplam 1129,09 m²’lik kısımlarının payları oranında gerçek kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline, her ne kadar 101 ada 493 parsel sayılı taşınmaz davalı olarak gönderilmiş ise de
kadastro tespitinden önce (F) ile gösterilen 23,57 m²’lik kısmın dışında kalan ve (D) ile gösterilen 373,04 m²’lik bölümün davalı olmadığı anlaşılmakla (D) ile gösterilen 493 parsel sayılı taşınmaz tutanağının Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmişse de, mahkemenin bu hükmü yerinde değildir. Şöyle ki; 101 ada 492 nolu parselin (B) bölümüne katılan 23.57 m² yüzölçümündeki (F) ile gösterilen kısmın, paftasından 101 ada 493 nolu parsel içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. O halde 101 ada 493 nolu parsel de dava konusudur.3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5, 26, 27 ve 30/2 maddelerinde kadastro tespit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. Kadastro mahkemesine aktarılan dava dosyasında davaya konu edilen 101 ada 493 nolu taşınmaz hakkında malik hanesi ve yüzölçüm hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiğine göre, 3402 Sayılı Yasanın 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tespit tutanağında … hak sahiplerinin davaya dahil edilip, husumet yaygınlaştırılıp taraf oluşturulduktan sonra 3402 Sayılı Yasanın 30/2.maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin 101 ada 492 nolu parselin (A) ile gösterilen bölümüne yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 18.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.