Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2685 E. 2010/2962 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2685
KARAR NO : 2010/2962
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2001 gün 5502-5883 sayılı bozma kararında özetle: “…Köyünde bulunan iki parça taşınmaz hakkında açılan tescil davasının kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırmanın hükme yeterli olmadığı, üzerinde deliceden aşılı zeytinlik bulunduğu halde, tahsis veya tapuya dayanılıp dayanılmadığının, ağaç yaşı, sayısı, dağılımının araştırılmadığı, sınırdaki dereden yer kazanılıp kazanılmadığının, kadastro harici bırakılma nedeninin, eğiminin, memleket haritasında ne şekilde gösterildiğinin, komşu parsel dayanak kayıtlarında ne olarak görüldüğünün araştırılmadığı, bu konular araştırılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 07.01.2005 tarihli bilirkişi krokisinde 1 numara ile gösterilen 5117 m2 yüzölçümlü ve 2 numara ile gösterilen 42660 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, M.Y.’nın 713. Maddesine göre tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 24.07.1951 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu vardır. Taşınmazlar çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır. 04.05.1968 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Taşınmazlar bu çalışmada orman sınırı dışında bırakılmıştır.
1) Hazinenin ve Orman Yönetiminin, … bilirkişi raporunda 1 numaralı taşınmaz olarak işaretli 5117 m2 yüzölçümlü taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; taşınmazın 1964 tarihli memleket haritasında zeytinlik işaretli, açık renkle gösterilen bölümde yeraldığı, zilyedlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2) 2 numaralı 42660 m2 yüzölçümlü taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın resmi belgelere ve kesinleşen orman kadastro haritasına dayalı araştırma inceleme sonunda, orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
Çekişmeli taşınmaz üzerinde resmi belgelere dayalı olarak inceleme ve uygulama yapan uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarında; taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kaldığı, üzerinde bir kısmı 45 yaşlarında, dikme suretiyle; geri kalanı 50 aşı yaşlarında, deliceden aşılama suretiyle yetiştirilmiş zeytin ağaçları bulunduğu, eğimin % 35 oranında (yüksek eğimli) olduğu, … muhaza karakteri taşıdığı açıklanarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş, dairenin 13.09.2006 tarihli geri çevirme kararı üzerine hazırlattırılan ek rapora ekli 1964 tarihli memleket haritasında büyük bölümünün çalılık, yapraklı ve ibreli ağaç işaretli yeşil renkli alanda kaldığı görülmüştür. Kuzeyde 188 parsele uygulanan 5 tahrir numaralı vergi kaydı çekişmeli
taşınmaz yönünü çamlık olarak okumakta, doğuda ve güneydeki tapulama harici alandan sonra ise kesinleşen orman kadastro sahası başlamaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinde “funda ve makilerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı” hükmünün karşı kavramından funda ve makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağı, 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin “Vasıf Tayinine Esas Olacak Tanımlar” başlıklı 23. Maddenin (o) bendinde maki ve funda türü ağaçların isimlerinin sayıldığı, aynı maddenin (p) bendinde “orman ve orman … muhafaza karakteri, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, … erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün, bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerdir.” şeklinde tanımlanmış ve yine aynı yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlığını taşıyan 26/j maddesi “orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağını” aynı maddenin 2. fıkrasında “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” konularında hükümler bulunmaktadır. Orman Yasasının 1. Maddesinin 2. fıkrasının İ bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar”ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara ait bu yollarla oluşturulan her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmamaktadır.
02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. Maddesi “… evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, kadastrosu orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini vermiştir. Yine 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı, aynı maddenin ikinci paragrafında da “4785 Sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlar ile yukarıda belirtilen …. (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek 2 numaralı taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; 1 numaralı taşınmaz hakkındaki Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme yönelik hükmün ONANMASINA;
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle, 2 numaralı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 10/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.