Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2686 E. 2010/2963 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2686
KARAR NO : 2010/2963
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …Köyü …mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, içindeki deliceleri aşılama suretiyle kullanan … … tarafından açılan tescil davasının takip edilmeyerek açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece Hazinenin davasının reddine, 09.09.2005 tarihli krokide (A) işaretli 11180 m2 zeytinlik niteliğindeki taşınmazın davacı … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 04.05.1969 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 21.08.1951 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yılık süre geçmiştir. Çekişmeli taşınmaz kadastro sırasında çalılık ve fundalık yer olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek Hazinenin davasının reddine ve taşınmazın … … adına tesciline karar verilmişse de, karar dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; uzman orman ve ziraat bilirkişi raporlarında; çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğu, üzerinde delicelikten aşılanmış 55-60 yaşlarında 150 adet zeytin ağacı bulunduğu, eğimin % 40 oranında olduğu açıklanmış, dairenin 20.06.2006 tarihli geri çevirme kararı üzerine hazırlattırılan ek raporda, memleket haritasında zeytinlik rumuzlu açık alanda işaretlendiği görülmüştür.
Ancak, Hazine tarafından, daha önce … … tarafından açılan ve mahkemenin 1997/85 esas numaralı dosyasında açılmamış sayılmasına karar verilen yer ile şimdi dava edilen yerin aynı yer olduğu iddiasıyla dava açılmış ve mahkemece bu düşünceden hareketle hüküm kurulmuşsa da, önceki davanın konusunun 26.11.1997 tarihinde Hazine adına 225 Sayılı Milli Emlak Genel tebliği gereğince yeniden tebliğ edilen 1909 ve 1910 parsellerin güneyinde kalan bir yer olduğu,oysa temyize konu dava dosyasında … pafta örneğinde 1675 parselin güneyinde bir yerin işaretlendiği, 1675 parselin yakınlarında başka parselin de bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, Hazinenin dava ettiğinden farklı bir taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş olabileceği yolunda tereddüt oluşmuştur.

-2-

2010/2686-2963

Bundan ayrı, adına tescil kararı verilen … …’ün duruşmalar sırasında sözlü olarak tescil isteminde bulunduğu, usulüne uygun açılmış bir davası veya açılmış davaya aktif katılımının bulunmadığı halde adına tescil kararı verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, mahkemece öncelikle en eski tarihli orijinal renkli memleket haritası ve … fotoğrafları getirtildikten sonra, yerinde önceki keşiflerde görev almayan orman mühendisi ve … elemanı bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak daha önce davalı … … tarafından Germencik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/85 E.-1999/83 Karar sayılı dosyasında açılan ve 13.09.1999 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilen tescil davasında bilirkişi ……’in 18.12.1998 günlü raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz, Hazine adına sonradan tescil edilen 1909 ve 1910 sayılı parsellerin de gösterildiği kadastro paftası üzerinde belirlenmeli, Hazinenin dava konusu ettiği taşınmaz da bu pafta üzerinde gösterilerek dava konusu yerin neresi olduğu kesin olarak saptanmalı, daha sonra kadastro paftası ölçeği memleket haritası ölçeğine, memleket haritası ölçeği de kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu bilirkişiler tarafından harita üzerinde gösterilerek, öncesinin ne olduğu konusunda gerekçeli rapor alınmalı, kesinleşmiş orman sınırları da bu harita üzerinde işaretlenmeli, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. Maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, orman sınırları dışında ve orman içi açıklık niteliğinde olmadığının belirlenmesi halinde ekonomik değer elde edilmesi mümkün yerlerden ise 3402 sayılı yasanın 18. maddesi gereğince halihazır niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmeli, davalı … …’ün tescil davası açması halinde eldeki dava ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece değinilen yönler gözetilmeden … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 10/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.