Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2760 E. 2010/3471 K. 18.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2760
KARAR NO : 2010/3471
KARAR TARİHİ : 18.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi Gümele Beldesi 1967 parsel sayılı 4450 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalıların murisi adına kayıtlı olduğunu, yörede 2004 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve istemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, davalıların el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişinin 26.01.2007 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 4450 m² kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davacının elatmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2004 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1975 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise gerçek kişi adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu saptanarak davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı Hazinenin tüm davacı … Yönetiminin ise diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı ve davalı tarafın elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken davalının tasarrufunun taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin hükmün kesinleşmesine kadar hukuka uygun olacağı gerekçesi ile bu istemin ret edilmiş olması H.G.K.’nun 19.02.2003 tarih 2003/20-102 esas ve 2003/90 karar sayılı ilamı karşısında doğru değilse de, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan taşınmazın eylemli orman olduğu ve davalı tarafça da kullanılmadığı anlaşılmakla taşınmaza elatmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.