YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2762
KARAR NO : 2010/3491
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan … …tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, …Beldesi 1983 parsel sayılı 2900 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar murisi adına kayıtlı olduğunu, yörede 2004 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve istemin kesinleştiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin … bilirkişinin 11.06.2007 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 1903 m²’lik kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 997 m²’lik bölümün ise tarla niteliğiyle davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılardan … …tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2004 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1975 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise gerçek kişi adına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişi tarafından kesinleşmiş tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman tahdidi içinde, kısmen de orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, … bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan 1903 m2 yüzölçümündeki bölümle ilgili olarak davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, hüküm fıkrasının 2. bendinde “Davacının müdahalenin men-i talebinin reddine denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan cümlenin kaldırılarak; bunun yerine, “davalıların (A) harfiyle gösterilen 1903 m2 yüzölçümündeki bölüme yönelik elatmalarının önlenmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 18/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.