Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/2856 E. 2010/5374 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2856
KARAR NO : 2010/5374
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Ballıca Köyünde yapılan arazi kadastrosunda, 113 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların batı yönünde kalan ve 115 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kuzeybatısında kalan çekişmeli taşınmaz su kanalı olarak tespit harici bırakılmıştır. Davacı … Yönetimi, kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kaldığı halde tespit harici bırakılmasının doğru olmadığı iddiasıyla ve orman olarak tespiti istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın 26.01.2009 tarihli … bilirkişi raporuna ekli krokide (A) işaretli 525,94 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, (B) işaretli su kanalının tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 10/02/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, davaya konu su kanalının köy hizmetleri ve köylere hizmet götürme birliği tarafından yapıldığı, sulama kanalı tesisinin orman idaresi ile bir alakasının olmadığı gerekçesiyle bu bölüme ilişkin orman yönetiminin davasının reddine karar verilmiş ise de, yörede 1999 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, bu bölümü ilgilendiren 20-21 ve 22 nolu orman sınır noktaları ile çizilen tahdit hattının ziraat arazilerine dayandırılarak belirlendiği, ormanlık alan ile ziraat arazileri arasında su kanalı veya başka bir açıklıktan bahsedilmediği, dosyada bulunan 30.04.2008 tarihli orman bilirkişi raporunda da, “Arazi kadastrosu sırasında orman sınır hattının ziraat arazilerine dayandırılmadan belirlenmesi nedeniyle arada boşluk kaldığı ve boşluğunda ormanlık alanda kaldığı, orman kadastrosu sırasında ise fotogoeetrik haritadaki mülkiyet sınırlarına uyularak tahdit hattının belirlendiği, davalı su kanalının orman tahdit sınırları içinde bulunduğu” belirtilmiş olmasına ve davalı su kanalı kesinleşmiş orman sınırları içinde kalmasına rağmen mahkemece bu bölüm yönünden davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 20.04.2010 günü oybirliği ile karar verildi.